SiirHayat.com

Tartışmalar

Yazan: | Kategori: Denemeler

Azgın tartışmacılar da keşke, diğer söz suçluları gibi ceza görselerdi. Hep öfkenin alıp götürdüğü bu fikir çarpışmalarında, insanın etmediği kötülük kalmaz. İlkin fikirlere çatarız, sonra da insanlara…

Tartışmada esas, karşımızdakinin düşüncesini çürütmek olduğu, herkes çürütüp çürütüldüğü için, tartışmanın sonunda olan şey, gerçekten büsbütün uzaklaşmaktadır. Onun için Platon, Devlet’inde akılca ve ruhça zayıf olanlara tartışmayı yasak etmiştir. Doğru dürüst adım atıp yürümesini bilmeyen bir insanla gerçeği aramaya çıkmanın anlamı var mı? Aradığımız şeyi bırakıp onu nasıl bir yoldan arayacağımızı düşünürsek ondan hiç de uzaklaşmış olmayız.

Tartışma ile neye varılabilir? Biri doğuya gider, biri batıya; yolda rastladıkları ayrıntılara saplanır ve konudan ayrılırlar. Bir saat cenkleştikten sonra, neyi aradıklarını bilemez olurlar: Kimi konunun üstüne çıkmış, kimi altına inmiş, kimi de kenarında kalmıştır. Kimi bir kelimeye, bir benzerliğe takılır; kimi söylenene kulak bile vermeden bir şeyi tutturur ve yalnız kendi söylediklerini dinler. Başka biri de kendine güvenmediği için her şeyden kaçınır, hiçbir fikri kabul etmez; ta başından her şeyi karıştırır, yahut da söz kızışınca, büsbütün susar ve bir daha ağzını açmaz; bilgisizliğini küskünlüğünün altında saklar; mağrur bir küçümseme ya da budalaca bir alçak gönüllülükle tartışmadan kaçar. Bazısı yalnız saldırmasını bilir, kendini korumak umurunda değildir. Bazısı da yalnız saldırmasını bilir, kendini korumak umurunda değildir. Bazısı da yalnız sesinin ve ciğerinin gücüne dayanır. Bakarsınız birisi tutar kendine karşı dönüverir; başka biri kalkar ön sözler, yersiz hikayelerle kafa şişirir. Kimi vardır, sıkıştığını görünce karşısındakini susturup kaçırmak için düpedüz sövüp saymaya başlar ve Alman kavgası çıkarmaya çalışır. Başka bir türlüsü de vardır, konuya hiç bakmadan sizi bir sürü mantık çemberiyle, diyalektik oyunlarıyla kuşatıp boğmaya savaşır.

Bütün toptancı hükümler çürük ve tehlikelidir.

Montaigne

BiRGüN AnLaRSıN

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

BiRGüN AnLaRSıN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına…
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Yiğidim 2

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Yiğidim 2

Şair Abdurrahim KARAKOÇun Mihribanım şiirine naziredir.

—YİĞİDİM 2 —

Unutmak kolay olsaydı Unuturdum çoktan seni
Oğlum kızım olsa bile Avutur muydum kendimi
Ben dalımda kalırım hep Bu beden eriyene dek
Unutturmaz hiçbir sebep Unutamadım yiğidim!
* *
Yıllar sinemde yaşlandı Anılar bir bir canlandı
Deli gönül uslanmadı Unutamadım yiğidim
Düşünürüm gündüz gece Aklımı almış üç hece
Hele Karakoç dedikçe Unutamadım yiğidim!
* *
Geçen yıllar sevgi seli Gönül bu aşkın esiri
Bilmem nasıl sabretmeli Unutamadım yiğidim
Düzen kurulur sevgide Filizler açar yenide
İstersen bana deli de Unutamadım yiğidim
Unutamadım…!

M. Levent ÖZGEÇ
13 Haziran 2001
‘Mısralar da Ağlar Kitabından’

yığılıp kalırım

Yazan: admin | Kategori: Asker Şiirleri

yığılıp kalırım

silinir öfkesi aşkın bakışlarımdan
yığılır sözler dilime,düşmez bir öteye,
sır kitlenir
adı ölmek olur beklemenin..

sayamadım daha yüzlerini
herkezin..
hala sensizim.

kaybolur içime sığdırdığım sevmek
yılların arasına karışır unutulur var olduğum
iki el arası başım,çıldırdığımı bilmez kimse
sızıyla dövüldüğümü,ağlamadığımı,
anlamadığımı nedenini yaşamanın..
severek büyüttüğümüz yanı aşkın
gömülür ardımdan..

yanmak bu hissettiğim hala düştüğünde içime
adını andığımda
hatırladığımda gülümseyişini..

bakışlarımda yük,yarım bırakmışlığın..

tutunulur ‘umuda’ kırık olsada
içte yer açıp tutulur sımsıcak,
yalan!..

kaçtığım yollara dönüp bakmayacak kimse
kimse bilmeyecek yığılıp kaldığımın sebebini

öfkesi aşkın,yük bakışlarımda
adı ölmek oldu bende
hala seni beklemenin..

Sevgilim

Yazan: admin | Kategori: Ayrılık Şiirleri



Haberini aldım geldim sevgilim
Son defa gelinlikle görmek istedim
Sana düğün hediyem bu göz yaşlarım
Perişan halimle vedaya geldim

Ağlama ne olur ağlatma beni
Sil artık şu gözyaşlarını al şu mendili
Sana gülmek yakışır düşünme beni
Felek vurdu zaten öldürdü beni

Söyle ne oldu bize nazarmı değdi
Yoksa bu büyük sevda gözemi geldi
Aşkımız kadere boyunmu eğdi
Tanrım ne oldu bize suçumuz neydi..

tanımsız kadın

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

tanımsız kadın

rengârenk
ne tavus kuşu
ne kelebek
ne bahar bahçe çiçek
ne dikensiz hayat
ne uçsuz bucaksız kâinat
ne cennet
ne cehennem
senin kadar ne güzel ne özel

en güzel yanları toplansın kadınların
bir zerren bile değil senin
sen ne tarif edilebilen
ne tanımlanabilen
ne harf harf yazılabilen
ne çizgi çizgi çizilebilen
ne nakış nakış işlenebilensin

sen senden öte bir masal
bir Kafdağı’sın
saraylar hanlar tahtlar içinde
sen bir ben içinde
bır varmış bir yokmuşsun…

… … …
abdulrızak kılıç
suskunkainat

İnCiNeN GuRuR

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Pencereden baktığımda görüyorum
Senin yüzün incir yaprağında
Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen
Bir kedinin kıvraklığında

Aynada dururken görüyorum
Kırmızı öpüşün sol yanağımda
Dişimi fırçalarken senin ağzın
Serin suların berraklığında

Rakı devrilmiş masalarda yokluğun
Veya benden önce kalkıp gitmişliğin
Gece boyu dolandığım barlarda
Sarhoşlara tekrarladığım adın
Balıkçı kahvesinde, çorbacıda, kenarlarda

Dökülmek istemiyorum hayır
Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında
Bilmediğim soruların açtığı çukuru
Yalanlarla doldurmak istemiyorum

Seni kaybettim galiba
İki taşın arasında kaldım
Bu, benim hatam değildi
Seni ben çook geç tanıdım

Derin acılar bahçıvanı
Yüreğime ne ektin böyle…
Aşk korkağını bağışlar mı?
Söyle…

Aramak ne kötü herkeste seni
Her gözde bulup yanılmak seni
Ah turuncu rüyalar güzeli
Hem kendini yok ettin
Hem beni

Başka ne acıtabilir içimi
Yaşım kırkı devirmişken
Seni böyle patavatsızca sevmişken
Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken
Başka ne…

Seni vefasız aşklara bırakıyorum
Yüzümü kırılan bardaklarda ara
Düşünme ben ne olurum
Sanırım bi daha onarılmaz
İncinen gururum

Asker Ocağında Bayram Sabahı

Güneş tepelerden sancıyla doğar
Asker ocağında bayram sabahı
İçimi bin türlü acıya boğar
Asker ocağında bayram sabahı

Ne varsa kesilir neşeden hazdan
Şeker şerbet geçmez olur boğazdan
Dökülür gözümden yaşlar birazdan
Asker ocağında bayram sabahı

Tanıdık dost sesi kulaklarımda
Ayrılık bestesi dudaklarımda
Hayalim memleket sokaklarında
Asker ocağında bayram sabahı

Yavukludan gelen sır selamına
Bir kokulu mektup bir selamına
Kaç şarjör boşalır yar selamına
Asker ocağında bayram sabahı

Yanında istersin sırdaşlarını
Ananı, babanı gardaşlarını
Aşk olsun tutana gözyaşlarını
Asker ocağında bayram sabahı

Mustafa Dilki

hasret çiçeği

Yazan: admin | Kategori: Ayrılık Şiirleri

hasret çiçeği

Ayrılığın vaktidir
Aşkım sana emanet
Ana sütü gibidir
Aşkım sana emanet

Bir künyedir bu sana
Ardır, namustur cana
Gözün gibi bak ona
Aşkım sana emanet

Ömrün bittiği yerde
Açılır kara perde
Şahidimdir mahşerde
Aşkım sana emanet

İçimde bir hüzün var
Hiç olmadı bu kadar
Gidiyorum nazlı yar
Aşkım sana emanet

SÖZÜNDE DURMADIN GİTTİN

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

SÖZÜNDE DURMADIN GİTTİN

İkimizin de bakışları kilitlendiğinde,
Donup kalmıştık,okulun bahçesinde
Sonra kendimize geldik,ölesiye sevdik,
Ömür boyu ayrılmayacağımıza söz verdik.
Söz verdik ama,sen sözünde durmadın gittin,
Bir başkasıyla evlendin,mutlu olamadın bittin.

Tüm aşkların sonu hüsran mı olmalıdır,
Sevenler birbirine hasret mi kalmalıdır.
Kimi kadere boyun büker,terkeder gider,
Verilen sözler unutulur,büyük aşklarda biter.
Bizimki büyük aşktı ,sen sözünde durmadın gittin,
Bir başkasıyla evlendin,mutlu olamadın bittin…

Mutlu olsaydın keşke,bırakıp gittiğine göre,
Makan ve zenginlikte olmadı buna çare..
Belki birgün hatırlarsın ilk tanışmamızı,
Hatırlarsın ama,artık bu bir kader çıkmazı.
Kader ikimizdik,sen sözünde durmadın gittin,
Bir başkasıyla evlendin,mutlu olamadın bittin….

Hakan KURTARAN
21.03.2004-Aydın