SiirHayat.com

Seni seviyorum selam ile adn kadını!…

Özel olmak… son olmak ilk ve tek olana…aşık olmak yaşanacaklara… zamana aldırmadan müjdeye hazır bir bebek beklentisinde o bebeğe korunak olmak ne güzel… güzel olmak güzelden öte güzele de… herkese gönderilmiş özel bir yazıda sıradan olunmuş muamelesinde görülmek ne acı ki ne acı… bütün erkek olan varlıklardan öte… dişilerden bile… kalbin en özel yanından birine koymak… ne cömert bir duygu ki ne duygu!…

Zerda kalbe dost olan birine “dostumun düşmanı dostumdur diyemem” diyecek kadar özel olmak… ama bütün şehirlerden öte kuzeye ve batıya bakıp onun müjdeli haberiyle heyecan içinde ağlamak… ne hoş ki ne hoş!…

Bir işarettir yakın aşkın en büyülü resmine… haber bekleyen dualarda insanlığın dilekleriyle de… kendilerini ne kadar beklentilerde bulunduklarını bilmek ya da bilmemek… o kendini kötü düşlere vurmuş… o kendine ne zor dostlar edinmiş… ne zor ki ne zor!…

Sil beni sil aşkında var olmayacaksam adn kadını!… lakin aşkımdır benim o kutsalın korunağı… bunu asla bilemeyecek olanlar ince telli asil duygularda boğulmayacaklar… benimle yollara vurulup da aşk ile arınmayacaklar… her faninin dileğidir derim bu aşka ben… ne aşk ki ne aşk!…

Ne zor gelir gecenin bir vaktinde herkesle paylaşılmış bir yazının dizeleri… biliyordum aşk vardı ve ötesi yalandı… rabbim bile masivayı aşk üzre yaratmışken nasıl kayıtsız kalabilirsin demek zor gelmez miydi ki insana… inanmak ve iman etmek aşk iledir… zorunluluk değildir insanı bağlayan… aşk ve ötesidir ezelden bizleri ebede alan… sen yüreklerde çıtkırdımken sevdan mıdır ki herkeslerle paylaşılan mesajlarla yollanmak… söyle ey adn kadını söyle bana… eğer öyleyse ki öyle aşikardan yana değilim… gizem üftadem gizem diyenim… git artık!… git alınyazım kadar uzağa git adn kadını… bu gidiş ki ne gidişdir… ne gidiş!…

Beni yaralayan gözyaşında kalmak yeter bana… hani en özge canımda dünyalarımdın… gönül dostumdun hani… sunu bil ki herkesle paylaşılmış bir değer ve herkesle paylaşılacak kadar bir yorumum artık sana… sen ki seçilmiş yolculuğumun eşi ve en yakini seçilmişimdin… nasıl böyle gaflet ve delalete düşersin nasıl… bu gaflet ki ne delalet… ne delalet!…

Sen ki zerda kalbine… o iyi biri de diyebilecek kadar duygusal biri de diyebilirsin benden ötürü… ki ben beni ve menkibemi bilecek kadar ötelerde biriyim şimdi… rabbimin bana emanetini beklerim… ister uzak ol bana… ister yakın… yakın olmadığın ve inanmadığın sürece bana… adn’da zamanı seyrederken… “bana da bu aşk evvelden yakındı” demekle yetinmekten başka bir söz dökülmeyecektir belki dilinden… firdevs yolculuğuna inananlardan olmak senin için çok istek midir ki gönül dostum… ve hala bu gönüle bir dost olmak sana nasipse rabbimden dileğim ol artık o zaman… o dostluk ki ne gönül dostluğudur… ne de ötesi…

Genel olma… lakin özge canda olunca adn’a değil firdevs’e talip olduğunu bileceğim… görüyorum seni… ki sen de benim gibi adn’da durmaktasın hala… seyrin ne güzel oradan… ey sevgili elindeki şarapla ben burada iyiyim dersen… bir şey diyemem artık kal orda… içinde firdevs yolculuğuna uhdeyle bakan biri olarak zor gelmeyecekse sana… kal o zaman orada… ne zor bir uhde ki… ne zor uhde!…

Firdevs yolcusu olmak ne güzel… ya sen adn kadını!… ya sen!… meryem ki! o kutsal kadın , benim için bu menkibede adn’da durağım olmadı ki sen olasın diyesim gelir… eğer kutsal emanete korunak olmada eş olacaksan bileceğim ki benimle birlikte firdevs’e talipsin… şimdi ilk ve son soru?… az kaldı… zaman daraldı… benimle misin firdevs yollarında yoksa adn’da kalarak rahat mısın?… rabbimin nur ve gülüne yakın olmak dileğiyle tez elden bir salık ver bana!…o müjdeli salık ki ne güzel salık… ne güzel salık!…

Seni seviyorum…selam ile adn kadını!…

Mehmet Kelebek

aşkımız bir servettır

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

aşkımız bir servettır

meyerse yalanmış bütün sevgiler en güzel sevgiler sendeymış meyer seni çok sevdıgımı yenı anlamışım meyer aşkımız bir servettır canım yıllar geçsede ömür bıtsede son nefesıme kadar her anıyla sen yaşamak senınle olmak tek dılegım oysa bızım tek servetımız aşkımızdır bu aşk bir ömürdür bu aşk bir sanattır senı sevmek bir sanattır sen bende saklısın ben sende saklıyım dedımya sevgılım bütüm sevgiler yalan tek gerçek sevdı sende……………………..aşkımız koca bir servettır…………………………..

Unutma

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Hayatı unutma

Çektiklerini,acılarını

Zamanı unutma

Senden önce koşan zamanı

Her geçen saati unutma

Hayat bir kilometre

Doldurmak için

Koşmak gerekmezKilometreler her zaman

Öyle hızlı geçer ki

Kendi kaderini çizmek için

Kilometrelere hükmederiz

Eğer hükmede bilirseniz

Ölümün çaresi yok

Unutmak çare değil

Eğer unutmak istersen beni

Önce kendini unut

Ben senin yansımanım.

Dostluk Üzerine

Yazan: | Kategori: Denemeler

Dilsizlerin haberini
Kulaksızlar dinleyesi
Dilsiz kulaksız sözün
Can gerek anlayası
Yunus Emre

Montaigne “gerçek dostluğun ne olduğunu bilirim” demiş. “Bildiğim için
de dostumu kendime çekmekten çok, kendimi ona veririm”. Ne ilginçtir ki,
Montaigne’den yaklaşık 500 yıl önce yaşayan bir başka bilge de benzer
şeyleri dile getiriyor. Yunus da diyor ki :

İnce sırat köprüsü
Sıfat imiş bu yolda
Dosta giden kişinin
Doğruluktur çaresi.

Doğruluk ve dürüstlük günlük hayatımızda, başkalarında en çok
aradığımız özellikler olmasına rağmen, ne yazık ki çok önem vermiyoruz
bulduğumuzda. Duymak istenilenleri söylemeyi ya da duymayı istediğimiz
şeylerin söylenmesini yeğliyoruz çoğu kez. Kendi düşüncelerimizi
yalınlıkla, açıklıkla dile getirmekten sakınıyoruz ne yazık ki..
Karşımızdaki kırılır diye, üzülür diye ya da başka nedenlerden ötürü…
Karşımızdakinden beklentimiz de bu doğrultuda oluyor çoğunlukla. Oysa
hangisi daha tercih edilir ki ? İnsan, dostunu nasıl bilmek, nasıl
tanımak ister ? Çoğumuz Mevlana’nın “ya olduğun gibi görün ya göründüğün
gibi ol !” sözüne itiraz etmeyiz sanırım. Tabii ki kırıcı olmamak,
yıkıcı davranmamak gerek. Kötü söz karşındakinin kalbine çakılan bir çivi
gibidir ama kırıcı olurum kaygısı ile olduğumuzdan farklı görünmek, doğru
bildiğini, inandığını söylemekten sakınmak yeğlenecek bir davranış mıdır
peki ? Koca Yunus :

Bir kez gönül yıktınısa
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

diyor. Ama aynı Yunus yine şöyle sesleniyor yüzyıllar öncesinde :

Söylememek harcısı
Söylemenin hasıdır
Söylemenin harcısı
Gönüllerin pasıdır

Gönüllerin pasını
Ger sileyim der isen
Şol sözü söylegil kim
Sözün hülâsasıdır

Kuli’l Hakk dedi Çalap
Sözü doğru diyene
Bugün yalan söyleyen
Yarın utanasıdır.

Onun için derim ki, açıklık ve dürüstlük dostluğun vazgeçilmezi,
“olmazsa olmazıdır.” Dostumuzun illâ ki bizim gibi düşünmesi gerekmez.
Öyle olsaydı eğer, arkadaşlıklar ne kadar kuru , dostluklar ne kadar
sığ olurdu. Herkesin birbirini onayladığı, dolayısıyla birbirinden hiçbir
şey öğrenmediği ilişkiler kime çekici gelebilirdi ki ? Bunun için olsa
gerek Montaigne, dostunu kastederek, “…ona iyilik etmeyi, onun bana
iyilik etmesinden daha çok istemekle kalmam; kendine her edeceği iyiliğin
bana da iyilik olmasını isterim. Bana en büyük iyiliği kendine iyilik
ettiği zaman etmiş olur” diyor. Bu ise ancak paylaşmakla, paylaşmayı
bilmekle olur. Dosta karşı açık olmakla, dürüst olmakla olur. Unutmamak
gerekir ki “dostluğun kolları birbirimizi dünyanın bir ucundan bir
ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur.”
Bu evrensellik bilincine sahip olduğu için “Çin’den İspanya’ya,
Ümit burnundan Alaska’ya kadar / her milli bahirde, her kilometrede
dostum ve düşmanım var / Dostlar ki, bir kere bile selamlaşmadık / aynı
ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” diyen Nazım, bakın,
dostu ve dostluğu nasıl anlatıyor :

Biz haber etmeden haberimizi alırsın
Yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.
Gözümüzün dilinden anlar,
elimizin sırrını bilirsin.
Namuslu bir kitap gibi güler,
alnımızın terini silersin.
O gider, bu gider, şu gider,
dostluk,
sen yanı başımızda kalırsın..

Kısacası dostluğun, dini, dili, ırkı, cinsiyeti, dünya görüşü ne
olursa olsun ancak güzel insanlara layık olduğunu ; kalıcı ve gerçek
dostlukların da bu güzel insanlar tarafından kurulabileceğini
düşünüyorum. O karşılıksız ve beklentisiz güzellikler, dürüstlük ve
açıklık temelinde dostluklara yansıtıldığı oranda arkadaşlıklar da
ebedileşir. Onun için Shakespeare’in dediği gibi :

Soyu sürsün isteriz en güzel insanların
Sürsün ki,güzelliğin gülü hiç solmasın.

Serdar Ant

Bilmece

Yazan: admin | Kategori: Dini Şiirler

Bilmece

Bilmeceyim avam kul a seçimde.
Aşılmadık taşılmadık sur bende.
Yazılmışsam Levh-i Mahfuz içinde.
Ebediyyen ona mutlu, sır bende.

Gelin beni mahkemede yelleyin.
İfademi vicdan ile elleyin
Yavaş yavaş bilmeceyi belleyin
Muhanneti seven dava, yok bende.

Sahibinde beş hasletim çatılı.
Ateşlerim bir zalimde fitili.
Cürmü ile ağlatırım katili.
Hidayete bağlayıcı, nur bende.

Döktürürüm tövbekara içini.
Toplatırım zalimlere göçünü.
Okşatırım öksüz yetim saçını.
Merhamete bin bir kapı var bende.

Etrafıma farz nöbetçi kalkandır.
Vacib sünnet hırsızımı yakandır
Müstehabım mübahlarım hakandır.
Kulu Hakka kul eyleyen,bul bende.

Ne nesneyim ne maddeyim ne zaman
Ne akyazı ne gökyüzü ne duman.
Ne meleğim ne peygamber ne insan.
Üçünün de cevheriyim, bil bende.

Rüya değil hayal değil, el değil.
Gönül değil sevda değil, dil değil.
Umut değil nefes değil, yel değil.
Saydıklarım hepsi birden, kul bende.

Zülmetim yok zilletim yok zarım yok.
Mihnetim yok töhmetim yok, darım yok.
Yanarım yok dönerim yok, narım yok.
Güneşlerde, ateşlerde, kül bende.

Zarfım da yok mektubumda pulumda
Resmim de yok bedenimde kolumda.
Cürmüm de yok hiyanette kul umda.
Dileyene beraatten, yol bende.

Benim ile bütün darlık ferahtır.
Ferahımın şartı tevhit salahtır.
Sanatıyım, sanatkarım Allahtır.
Kalbe koydu kullarında,bul bende.

Adem inde nefsi ile itiştim.
Tevbesinde kalbi ile bitiştim.
İsmail e kurban olup yetiştim.
Merve safa sırlarını, gör bende.

Hacer ede şeytanı ben duyurdum.
Kalbi ile iblise vur buyurdum.
Eyyub u da sabır ile doyurdum.
Musibette şükredilen, dil bende.

Bir aşk için zifaf sırrı deldiler.
İkisi de kurbanıyla geldiler.
İsmim ile hakkı anda bildiler.
Kabil düştü Habil kaldı, hak bende.

Nur Muhammed Rahman ile buluştu.
Çevresine Cebrailler doluştu.
Münteha da yeni yollar oluştu.
Hak huzura izin bulan, yol bende.

Musa beni hızır dosta danıştı.
Hüdhüdlerim Süleymanda konuştu.
İbrahim de nar gülşene dönüştü.
Dost evine gönderilen gül bende.

Kuvvet idim Kelamullah Musa da.
Yılan yuttum elindeki asada.
Hayat verdim ölenlere İsa da.
Dirilmeye abı hayat var bende.

Acılarda hızır ilyas elim var.
Ateşleri söndürecek yelim var.
Gönüllere huzur veren dilim var.
Kıyamete buyur diyen Nuh bende.

Şehvet ile bela düştü yadına.
Ateş ile kalkan oldum tadına.
Yoldaşını muhbir eden kadına.
Eyvah hakkı gösterilen Lut bende.

Yetim köle iken kenan ilinde.
Sevgiliye döndüm canan elinde.
Yusuf benim Zeliha nın dilinde.
Zülm-ü zindan akibeti sır bende.

Beytullah a yaklaşırken O sefil.
Muttalip e olmuş idim ben kefil.
Benim ile gönderildi, Ebabil.
Rab dilerse gökten inan taş bende.

Bedir benim ben bedir im Hamza da.
Şehit benim ben şahidim Ravza da.
Osman dili Ömer eli kabzada.
Ebu Bekri Sıddık eden hal bende.

Kalbindeyim, Ali ilmin kapısı
Şehr-i Nebi sırrındadır yapısı.
Besmelenin B sindedir hepisi
İlme giden Hak nimeti nur bende.

Zülfikarım Ali Haydar belinde.
Doğru odun sırrım! Yunus elinde.
Şirin derler esen Ferhat yelinde.
Dağdan aşka su taşıyan yol bende.

Ferhat iken meleklerle çalıştım.
Niyazına bin gürz ile doluştum.
Ayrılıkta Şirin ile buluştum.
Vuslatıma akıl ermez hal bende!

Seccadesi Cüneyd-i nin ırmakta.
Enel Hakkı Hallacı mın sormakta.
Beyzavi nin Kur anını dermekte.
Muhiddin in halleriyim gör bende.

Rabia da kardeşiyim Basri nin
Abdestine altın sunan testinin.
Balık ile sohbet eden neslinin
Ethem ine deve soran sır bende.

Sizde Allah, altın diye inleyen.
Öküz ünün kuyruğundan dinleyen.
Eşkiyada gizli sırrı anlayan.
Geylani nin dilleriyim bil bende.

Semerkant ın zirvesiyim pesiyim.
Bilir misin Abdullah ın nesiyim.
Mezarından Allah Allah sesiyim.
Kulak vermiş Zengi leri bul bende.

Birgün gelir yıkılacak bu dağlar.
Elin iplik ayak iğne ne bağlar.
Kalem şimdi söker diker iş ağlar.
Mansur gibi nice Mansur yar bende.

Mansur İlhan Yakar
www.edebisanatlar.com G.Y.Müd.n. Yay. Müd.

Sevdim seni bir kere

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Sevdim seni bir kere

Sevdim seni bir kere,
Vazgeçmem ölsem bile
Sen ne söylersen söyle,
Bu aşk bitmez bunu belle.

Seni düşündüm yine bu gece,
Anldım geçmiyor sensiz gece,
Yokluğun vuruyor beni derde,
Bu aşk bitmez bunu belle.

Sakın başkasını arama,
Bırakmam seni anlasana,
Yapsanda türlü numara,
Bu aşk bitmez bunu belle.

İstediğini yapmadım mı?
Sana bakanları harcamadım mı?
Senin için ölümü göze almadım mı?
Bu aşk bitmez bunu belle.

Acı gurbet

Yazan: admin | Kategori: Gurbet Şiirleri

Acı gurbet

Gurbetin kahrını bilenler bilir
Hasret bir başkadır, gurbet başkadır
Irkçı Avrupaya gelenler bilir
Nefret bir başkadır, gurbet başkadır

Hasretle eş dostla vedalaşarak
Ayrılırken dostça kucaklaşarak
Sevdiği her şeyden, uzaklaşarak
Hicret bir başkadır, gurbet başkadır

Bu gurbette başka hava esiyor
Bir gelen dönmekten umut kesiyor
Bunu duyan herkes hayret ediyor
Hayret bir başkadır gurbet başkadır

Ölümle gurbetin, farkı sorulur
Gurbetçi ölmeden diri gömülür
Yaşam için gayret eder yorulur
Gayret bir başkadır, gurbet başkadır

Mikdat bu sözlerin sineyi dağlar
Gurbetçi herkesten, en iyi ağlar
Kurtulurum diye bir umut bağlar
Esaret başkadır, gurbet başkadır

Mikdat Bal

Düşündüm

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Melul melul seyrederdin yüzümü,
Gözlerin süzdükçe seni düşündüm.
Gücüm yetmez alınımdaki yazıya,
Kadere kızdıkça seni düşündüm.

Düğünde bayramada giyinme kara,
Talih böyle imiş elde ne çare.
Vurdun yüreğime iy’olmaz yara,
Yaralar azdıkça seni düşündüm.

Hasreti’yem bunca çektim ah-u zar,
Karanlık gecenin bir gündüzü var.
Al yanağı elvan güllü naslı yar,
Perişan gezdikçe seni düşündüm.

ne olur

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

ne olur

sen ela gözlerinle bana baktığında içim titrer
sen benimle konuştuğunda içim titrer
sen yanımda olduğunda içime mutluluk dolar
yeter ki yanımda ol ve neler hissettiğimi anla

korkuyorum sana söylemeye
ya beni sevmiyorsan
ya beni redderdersen
işte o an bittim ben…

şimdi karşındayım
anla lütfen beni
ve kabul et teklifimi
et beni mutlu

olmadı işte olamadı
sevmiyor beni
reddetti teklifimi
döktü başımdan aşağı kaynar suları…

senin ela gözlerin için nelerimi vermezdim
ne olurdu san ki beni anlasan
ne olurdu biraz insaflı olsaydın
keşke biraz olsa beni anlayabilseydin.

Bu aşkı sen acıttın

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Duvarlar değildi aşkımı haykırdığım…
Ya da sevda karası gezindiğim kaldırım taşları…
Ne gözlerinin yeşili çimenler,
Ne de Aralık ayazında güneşe soyunduğumuz sahil bankları…

Yüreğindi…
Bir türlü barınamadığım.
Gözlerindi.
Bakamadığım,her sevda şarkısında kilitli kaldığım.
Sözlerindi gözlerinden önce gelen,
Hançer misali ruhuma sapladığın…

Duymak istemedin sana çırpınışımı,
Boğulurken derinlerinde yosun yeşili gözlerinin
Uzanamadı pamuk dokunuşunda ellerin…
Girdabında kaybolan çığlıklarım,
Dipsiz kuyu karanlığındaki bakışların,
Ötesi olmayan buruk serzenişlerime karışan
Sessiz sedasız bekleyişlerim…

Sen görmek istemedin!
Geçmek istemedin yüreğine uzanan köprülerimden,
Yıkıyorum şimdi.
Yerlebir ediyorum…
Sana ait sahip olduğum ne varsa
Kalsın istemiyorum; hayalin bile…

Çok acıttın,
Çok acıdım.
Ne sana ne de bana
Sana sarhoş aşkıma…

relativista

 

Son Yorumlar