SiirHayat.com

Uzun Bir Yola Ciktim

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Uzun Bir Yola Ciktim

Uzun bir yola çiktim..
Ey ask, yoldasim olurmusun?
Bence ol..
Beklemedigim anda kalbime girdin..
Bir anda çikarmisin?
Bence çikma..
Sana geldim bütün kalbimle..
Sevgimi istermisin?
Bence iste..
Anlatsam içimde esen rüzgarlari..
Beni dinlermisin?
Ozaman dinle…..

Sana hazirladim içimdeki en masum sevgimi..
Büyür içimde, sigmaz kalbime..
Sana açtim kapilarimi, cennetimi..
Gizlice gir içeri..
Gel gör saraylarimi bahçelerimi..
Askin esiri oldum sanki..
Senin yerin bende gülüm, kalbimin en güzel yeri..!

BIRAKIYORUM…..

Yazan: admin | Kategori: Ayrılık Şiirleri

BIRAKIYORUM…..

NE SENİ NEDE SEVGİNİ İSTİYORUM SENDEN.
SANAOLAN ÇOCUKSU SAF SEVDAMI
SANA BAĞLI CANIMI İSTİYORUM.
SANA EN BÜYÜK CEZA;YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM…..

GÖZLERİMDEN AKAN YAŞALARA DEĞİL..
SANA ACIYORUM..
YÜREĞİME SAPLADIĞIN HANÇERE DEĞİL
SENSİZ GECELERDE KURDUĞUM HAYALLERE
YANIYORUM…
SANA OLAN SEVDAMDAN DEĞİL…
KADERİMDEN KAÇIYORUM…
SANA EN BÜYÜK CEZAYI YANLIZLIĞI
BIRAKIYORUM

SANA SENSİZ YAŞAYAMAM DEMİŞTİM…
YAŞIYORUM…
SENSİZ GÖZLERİM GÜLMEZ DEMİŞTİM…
GÜLÜYORUM…
SENSİZLİK NEFES ALMADAN YAŞAMAKSA,
SENSİZLİK ACI ÇEKEREK GÜLMEKSE
YAŞIYORUM GÜLÜM
SENSİZLİĞE MAHKUM OLAN BENLİĞİMLE….

Ağustosta üşümek

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Ağustosta üşümek

Ağustosta üşümek gibi
Ağda çırpınan balık
Hazanda yaprak misali
Öyle berbat ki yaşamak

Bir üşümesem
Bir kurtulsam ağlardan
Sonbahar çökmese yaprağıma
Çocuk saflığında seveceğim seni

Sevgiler başımda nöbette
Gözkapaklarımda hüzün
Ağrısı çarpıyor gönül duvarıma
Birçok yerinden yaralı yüreğimin

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa’nın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum’a kadar.

Cahit KÜLEBİ

bir tanem

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

bir tanem

Gel bir tanem
Öyle uzak durma
Gözyaşlarıyla ıslatalım;
Aşkımızı anlatan şiirleri

Gel bir tanem
Geceleri, yıldızları,
İlkbaharı, çiçekleri,
Aşkımızı süsleyen
Gülleri anlatalım

Gel bir tanem
Nisan yağmurlarını
Güneşin doğuşunu
Toprağın kokusunu
Aşkımızı süsleyen
Gök kuşağını anlatalım

Pledge of Love

Yazan: admin | Kategori: Love Poem

Pledge of Love

I’ve made a vow, to no one but you
I pledge my love to forever be true
I’ll take care of you and treat you right
I’ll lay beside you all through the night
I’ll feed you and clothe you and keep you warm
I’ll hug you and kiss you and give shelter in the storm
I’ll help you and guide you and clear a path
I’ll protect you and shield you from an angry man’s wrath
I’ll listen to your problems help you solve them too
I’ll make you a rainbow and let the sun shine through
I’ll take your side even if you’re wrong
Just to prove our love is strong
I’ll plant you flowers and make them grow
They’ll be a symbol of love that only we’ll know
I’ll whisper your name when no one is near
So low that only you can hear
You’ll feel my love even if we’re apart
You’ll know that we are one in heart

– Vesta Sikora –

şimdi gidiyor musun

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

şimdi gidiyor musun

şimdi gidiyorsun ya
dönüp bakma sakın ardına
ben seni dönüp bakasın diye değil
gömüpte unutmayasın diye sevdim
sevdim evet sevdim
bazen seni sen
sende de ben olduğum için sevdim
bazen o gözlerinde kendimi görmeyi sevdim karagözlüm
ben seni öyle sevdim.
şimdi gidiyorsun ya
hani o önceden seviyorum
deyipte şimdilerde zıttını söylüyorsun
ya yüzüme
sevmiyorum diyorsun ya işte
ben bunu değil “sevmiyorum”
derken bile o sesini sevdim ben senin
belki yakınlaşır diye bekledim
sevmek nedir bilmezdim ben
sevmeyi senden öğrendim
hasret nedir bilmezdim
onuda öğrettin canın sağolsun
ağlamak nedir onu hiç bilmezdim
sensiz kalınca öğrendim
şimdi gidiyorsun ya
bil istedim
ilk göz ağrımsın.
beni sabah akşam
bekleyişini özledim
sevgilim
söylesene hadi bekliyorum
şimdi gidiyormusun?

Dilimiz Üzerine

Yazan: | Kategori: Denemeler

Dilimiz, konuşma dilimizden çok yazı dilimiz, yıllardan beri, yüzyılı aşkın bir zamandan beri durmadan değişiyor. Değişmesini bir dileyen oldu bir buyuran oldu diye değil, değişmesi gerektiği için, değiştirmek zorunda olduğumuzdan, içimizden duyduğumuz için değişiyor. Elimizdeki dille, dünden kalan dille, istediğimizi söyleyemediğimiz, istediğimiz gibi söyleyemediğimiz için değişiyor. Bu değişme, bir bakıyorsunuz hızlanıyor, çok kimseleri şaşırtacak, başlarını döndürecek kadar hızlanıyor; bir bakıyorsunuz ağırlaşıyor, artık duracak sanıyorsunuz. Ama durmuyor. Durdurmak kimsenin elinde değil; durdurabilsek, çoktan durduracaktık. Yazarlarımızın çoğu ta başlangıçtan beri, bu değişmeye sinirleniyor, bu değişmeyi istemiyor. Kimi öfkelenip bağırıyor. Sonra öfkeleneni de, eğlenip alay edeni de değişmeye uyuyor, dilini değiştiriyor, bir gün önce istemediği yeni dille yazıyor.

Türkçe’de, yazı dilimizden Arap dilinin, Fars dilinin kurallarına göre kurulmuş isim, sıfat takımlarının, nasıl kaldırıldığını bir düşünün. Yazarlarımız, en ünlü yazarlarımız, karşı koymak için neler yapmadılar! “Terkipler kalkarsa Türkçe yazı yazılamaz… Dilimiz çirkinleşir…” dediler:

Genç Kalemciler’e ters baktılar, saldırdılar. Genç Kalemciler’e yenildi, bozuldu, ezildi sandık. Bir de baktık ki onların dediği oluvermiş, terkipler ortadan kalkıvermiş. Dilimize bir güzellik verdikleri söylenen o terkipler bize bir çirkin görünüverdi!

O kelimeleri atacak olursak birbirimizle anlaşamıyacakmışız; yeni kelimeler uydurma imiş, kimse bilmiyormuş. Doğrusu, biz eski kelimeleri bilmiyoruz da asıl yeni kelimeleri biliyor, asıl onları anlıyoruz. Bunu görmek istemiyorlar.

Yazarlarımızın çoğunun yeni dile karşı koymaya kalkmalarının dil için de, o yazarlar için de büyük bir kötülüğü oluyor. Dil için de kötülüğü oluyor, çünkü yeni dil, yazarların, yani kendisini asıl kullanacak kimselerin payı olmadan kuruluyor; bu yüzden birtakım zevksizliklerin önüne geçilemiyor. Yazarlarımız için kötü oluyor, çünkü yarın onlar küçük düşecekler. Bu dili ister istemez kullanacaklar, daha doğrusu isteyerek, ötedenberi istediklerini sanarak kullanacaklar.

Bunun böyle olacağına hiç şüphemiz yok. Çünkü bu iş şunun bunun istemesiyle, buyurmasıyla olmuyor; bu iş yüz yıldan beri bütün ulusun buyurmasıyla oluyor. Türk topluluğu yeni bir dil arıyor, istediğini istediği gibi söyleyecek, kafa dili olabilecek bir dil arıyor. Yazarların buna karşı koymaları değil, bunu anlayıp o dilin kurulmasına çalışmaları gerekir.

Nurullah ATAÇ

Sosyete de bir güzel

Yazan: admin | Kategori: Ayrılık Şiirleri


Seni böyle delicesine severken
Sadece seni yaşamak istedim
Seninle olmak için çabalarken
Bilmeden kendimden geçmişim
Herkes anladı da
Beni bir sen anlayamadın
Seninde beni anladığın vakit
Artık her şey bitmiş demektir.
Bundan sonraki son uğrak yerin
Bir mezar taşı olur……….

AĞAÇTIM BİR ZAMANLAR…

Yazan: admin | Kategori: Doğa Şiirleri

AĞAÇTIM BİR ZAMANLAR…

Ağaçtım Bir Zamanlar…
Yapraklar ve çiçekler verdim dal dal
Dallarımda meyvalar verdim bal bal…
Sevgililer suda gezinsin diye
Sert göğsümden onlara verdim sandal.

Gölge verdim altımda oturacak,
Dalımda kuruldu ipten salıncak,
Çizilen kâlple aşk bilinsin diye
Gövdem,bağrım oyuldu bıçak bıçak…

Kuşlar dallarımda flört ettiler
Yuva kurup yavrular büyüttüler,
Gözle görüp içine sinsin diye
Yuvadan uçurmadan eğittiler…

İhtiyarlık şimdi beni de buldu
Yaprağım,çiçeğim,kuşlar kayboldu…
Kuru boş yer işgâl etmesin diye
Gövdem parça parça yakacak oldu…

Alper Kürük