SiirHayat.com

derdime derman

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Gözlerimi ayırmak ne kadar zor gözlerinden
Yanında olmak bir ayrıcalık
Elini tutmak bambaşka bir mutluluk
Öpmek…
Kendimi bile unutturdu bana
Hele sarılmak…
Gözüm hiç bir şey görmez o an
Her zaman yanımda ol
Hep sarıl, sev beni
Kokunu alayım her an…
Her zaman yanımda ol
Beni bırakma
Hayat arkadaşım ol…

cemre

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

gözüme ilişti gözün

içimde infilak saati!

yasak baktın nikotin sıcaklığıma,

bir sigara daha yaklaşıyor bahar…

ellerin yanında değil,

gemiler kalkıyor avuçlarından

bütün limanlara bir telaş,

yaklaşıyor bahar…

deniz altında bir zindan düşü,

ayıp sarılmalar, lanetli öpücükler

bilinmez bir nemrut esrarı

arkadaş dağlar gibi korkusuz korkular…

kekikler yeşeriyor

yaklaşıyor bahar

bir deliliğin eşiğinde

amansız mekansız

sofrasız

yani aç, ilaçsız

ve

hiçbir şiirin eskitemediği

gözlerin,

gözlerimin önünde

el pençe divan…

bahar damarı çatladı toprağın

bir nefes daha yaklaşıyor bahar.!

Mehmetçik

Yazan: admin | Kategori: 30 Ağustos Şiirleri

Mehmetçik

Göğü bir fecre sarar açtığımız bayraklar,
Yurdu, topraklara mıhlanmış adımlar saklar.

Çarpar ecdadımızın nabzı damarlarda bugün,
Koşar üç kıt’ada nal sesleri hâlâ Türk’ün!

Bir kâğıt parçası üstünde bakarken Hind’e,
On asır Gazneli Mahmûd’u bulur kalbinde.

Yeni rü’yâlara daldıkça bugün ırkım için,
Olurum gölgesi dünyâya vuran bir Temuçin.

Bendim Aydıncık önünden suya seccade salan,
“Yakasın Rumeli’nin pençe-i himmetle alan!”

Bendim, -elbet- ki bugün yâdı ölümden de acı,
Dalkılıçlarla kılıçtan geçirenler Mohaç’ı!

Adı üstünde benimdir o şehirler, köyler,
Nice dağlar, tepeler ismimi hâlâ söyler!

Bendim elbet şu Çanakkale’yi göğsüyle tutan;
Kara topraklara evlâdını vermiş uyutan.

Giydi al kanlarımın tuncunu yıllarca etim;
Boğdu son düşmanı yurdumda benim iskeletim.

Bastığım yer mezarimdır diyen elbet ölmez,
Silinir, toprak olur belki… Müebbet ölmez!

Bu çelik ruhu giyen etle kemikten madde,
Bir aşılmaz granit kal’a çeker serhadde!

Yedi kat toprağın altıyle bizimdir bu diyar,
Can verirken, bizi ecdadımızın ruhu duyar.

Kalbi Allah’a dayanmış dayanır dipçiğine,
Güvenir milletimiz yine Mehmetçiğine!

Yusuf Ziya ORTAÇ

zalim gurbette

Yazan: admin | Kategori: Gurbet Şiirleri

zalim gurbette

4000 kilometre memleketim..
amca,dayi yiyenlerimi gormek isterim..
kanadi kirilmis kuslar gibiyim..
ucur beni ruzgarlar..ucurun turkiyeme..

kader izin vermezki turkiyeme gidem..
gidip de amca,dayi,yiyenleri gorem..
hasretligin acisini doya doya cikaram..
ucur beni ruzgarlar..ucurun turkiyeme..

NURAY Y. HOLLANDA/EINDHOVEN

Sana aşklar yakışır

Yazan: admin | Kategori: Aşk Şiirleri

Gülüm;
Değilsin mevsimimde,
Ufkunda yaz suları
Güz düşmüş sabahların yok.
Daha yaz bile değilsin,
Sen bahar kokarsın gülüm,
Bense sonbahar….

Gülüm;
Hayallerini aşan
Dikensiz gül bahçesi ömrün
Çok güçlü hayallerin var.
En çok olan şeyse zamanın,
Dayamışsın sırtını
Açılmamış goncalara gülüm
Sen gül uykusundasın
Bense ölüm….

Gülüm;
Değilsin mevsimimde
Sen kalbinde okyanuslar sakalarsın
Dağlar yıkarsın,
Ben hapsolmuşum hazanlarda
Ayrı düşmüşüz takvimlere gülüm
Sen başında yaşarsın zamanın
Ben sonunda birkaç yaprağım.

Sana aşklar yakışır,hayat yakışır gülüm
Bana ölüm….
Hiç konmadan yüreğime
Hiç açmadan vargit gülüm…

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa’nın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum’a kadar.

Cahit KÜLEBİ

Bu ilk gidişin

Yazan: admin | Kategori: Ayrılık Şiirleri

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Alıp götürdüklerin ve kalanlarla ben
Yüreğindekileri kazıyabilirmisin ki
Gözlerinden gözlerimi silebilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu şehirde dolaşabilirmisin
Yüreğinin sızlamayacagı
Gözlerini kapatmayacagın
Bir yere bakabilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yüreğini al eline
Yaşananları yükle gözyaşlarına
Ve beni dinle yağmurda…

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yalnızlığınla başbaşasın artık
Kimsesizliğin sancısını hisset
Arkanda bıraktıklarına ağla
Pişmalıgının farkına var
Ama asla geç kalma…

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu ilkin son olsun…

kaybolduğum boşlukta

Yazan: admin | Kategori: Asker Şiirleri

‘kaybolduğum boşlukta
bölünsem bin defa
her parçam sen..’

cesaretin hevesten ibaret
görünce yolu,uzun ve ıssız
göze aldığın sevmek,uğruna harcadıkların
kan olup akana kadar gözlerinden.

kül rengi huzur dediğin bu.
batması güneşin/doğmasıyla aynı
içinden sevinci çıkarılmış hatıra
sır güzelliğinde bakmanın
acı bıraktığında..

Yüzleşme

Yazan: | Kategori: Denemeler

Yoldan geçerken gözünüze ilişen aynalar vardır, görüntünüzün bir
görünüp bir kaybolduğu ve ya asansöre bindiğinizde üstünüzü başınızı
düzeltmek için baktıklarınız… Evden çıkmadan kendinize bir göz attığınız veya
lavaboda yüzünüzü iyice yakkınlaştırdığınız… Ama bu sefer aynanın
arkası değil anlatmak istediğim içerik; aynanın önü, bir bakıma esas yönü.
Ve aynanın karşısına geçtiğinizde yüz yüze geldiğiniz kişi. Yani sizin
yüzleşmeniz… Sürekli kaçındığınız, kimi zamansa yok saydığınız
duygularınızın; pişmanlıklarınızın, bastırdığınız özlemlerinizin itirafınız bir
nevi…
Dünyanın size bir gün bir kral gibi davranmasını istediğinizde,
sadece bir aynanın karşına gidip, kendinize bakın. Ve O yüzün size ne
dediğini görün.
Ne babanız ne anneniz ne de eşiniz, o anda üzerinizde etkisi olacak
olan;
söyledikleriyle hayatınızı etkileyen Aynada size bakmakta olan kişidir
yalnızca…
Sizin için “Harika bir dost ya da arkadaş” diyebilirler. Fakat aynadaki
yüzün gözlerinin içine tam olarak bakamıyorsanız veya işe yaramazın
biri olduğunuzu birilerinin canını çok yaktığınızı söylüyorsa -hem de
yerli yersiz- o zaman eksik olan görüntüdeki bulanıklık değil; gerçekten
bunu tereddütsüz söylemenizi engelleyen geçmişiniz, yaptıklarınız veya
yapmadıklarınız, yani tam anlamıyla sizsiniz…

Hayatta en önemli şey kendiniz adına yaptığınız mücadeleyi kazanmaktır.
Bu mücadele ne olursa olsun yenilmemektir zorluklara, önüne çıkan tüm
olumsuzluklara rağmen pes etmemektir. Ve iç benliğinizi herhangi bir
etki altında kalmadan ortaya çıkartmaktır. Zira sağa sola değil kendinizi
kendinize ispat etmek için yaptığınız mücadeledir ruhunuzu aydınlatacak
olan. Sadece siz olmalısınız hareketlerinizin, yaşantınızın mimarı.
Sadece sizin inşa ettiğiniz temeller üzerinde bayrağınız dalgalanmalı. Ve
yaşantınızın dümeni tamamen sizin elinizde olmalı. Ne arkadaşlarınızın,
ne akrabalarınızın ve ne işvereninizin…
Hoş tutmanız gereken kişi kendinizsiniz, boş verin gerisini; çünkü
yolun sonuna kadar kendinizle gideceksiniz. Siz siz olarak kalacaksınız ve
vicdanınız sizden kopup gitmeyecek yaşantınızın herhangi bir döneminde…
Eğer aynadaki yüz dostunuzsa, geçtiniz demektir en zor sınavınızı.
Şartlar ne olursa olsun kaldırabilirsiniz tüm dünyayı ve de geçerken
yanlarından herkes sizi tebrik edebilir…
Fakat yolun sonundaki hediyeniz, kırık bir kalp ve gözyaşları olacaktır
eğer aynadaki yüzü aldattıysanız. Eğer kırdıysanız birilerinin kalbini,
kandırdıysanız… O zaman er geç bir gün baktığınız yüz size gururdan çok
utanç verecektir. Ve siz sadece kendinizle kalacağınız noktada durup
yine sadece size bakacaksınız tüm çıplaklığınızla… Kandırmaya çalışmak
için çaba harcadığınız kişinin sadece siz olmanız ise hafifletemeyecek
hiçbir şeyi…

Başak Ergenekon

BİZANS GÖRÜNDÜ KARŞIDAN

Geldik surların önüne,
İçimizde garip bir sevinç
Tamamlamışız vuslatın tadını
Böyle hiç.

Yeditepe kardeş kardeş gülümser,
Boğaz’ın mavi rüzgârları,
Bir esinti sarhoşluğu içinde
İstanbul sizin der.

Elbet bizim olacak İstanbul,
İnanmışız,
Denizlerden, dağlardan, ovalardan gelen
Bu nurlu bahar içinde yıkanmışız.

Temiz ellerimizde açacak,
İstanbul çiçek çiçek.
Şimdi surlar önünde dalgalanan bayrak,
Yarın Bizans göklerine yükselecek.

Arif Hikmet PAR