SiirHayat.com


Zor İş Bu Yazarlık

Yazan: | Kategori: Denemeler

Yazarlık toplum arasında “aydın” diye nitelendirdiğimiz hayat tecrübesi olan olgun,kültürlü insanların yazdığı yol gösterici ve öğütleyici yazılar olarak biliriz.Yazarlık dendiğinde hemen,hemen toplum’un kafasında bu tanım oluşur.

Peki yazarlığı başka yönden ele alıp düşündünüz mü?hiç. Belki düşündünüz,belki düşünmediniz,belki de düşünmek istemediniz. Ama ortada bir gerçek var ki,yazarlık sadece yazmak değildir. İki süslü cümleyi bir araya getirip övgülerle gurulanmak değildir.Yazarlığın en kolay tarafıdır,yazmak.Yazarlık yaşamaktır, doğru ve yanlışı en berrak, en akıcı uslüp’le meydan’a çıkarıp doğru olanı yaşamaya çalışmaktır.Yazarlık her konu’da ahkam kesmek değildir.Yazarlık sadakat işidir, yazdıklarını sadece kağıda aktarmak değildir.aynı zaman’da fiil’iyata dökerek, örnek olmaktır,topluma.Acaba bir yazar toplum’u eleştirirken kendini eleştiriyor mu.?Yoksa kendini insanlar’dan farklı mı? görüyor.Soyutluyor mu? kendini toplumdan…

Bence yazar olmak isteyenler iki kere düşünmelidirler.Önce yazabilme yeteneği’nin olup, olmadığını sonra ise yazdıklarımı uygulayabilirmiyim, diye kendine sormalıdır.Çünkü işin içinde iki yüzlü olabilme ihtimali vardır.Adam öyle yazacak, böyle davranacak olur mu.?Hangi vicdan onaylar bu davranışı…

Erkan Akbulak

Zaman Yaşamı Yiyor

Yazan: | Kategori: Denemeler

Durmuş bir zamanı çalıştırmak,boşa harcadığımız anları toplamak ve belleğimizin geri dönüşüm kutusuna atmak kadar kolay bir o kadar da uğraş isteyen bir iştir aslında.Ama işe nereden başlamak gerektiğini biliyorsak zoru kolay yapmak an meselesidir artık.Ki buda zamana karşı bu yolda almış olduğumuz ilk başarıdır.

Zaman,hayatımızın tamamına hakim bir kavramdır.Onunla ilgili o kadar çok yazılması gereken şeyler vardır ki ben buraya onları yazıp ta bilinen şeyleri tekrar etmek istemiyorum.Ancak,bazı bilinmesi gereken şeyler malesef ki işimize pek gelmediği için çabuk unuturuz.

Kötü harcanmış bir zaman bile boşa harcanmış hiç bir şeysiz geçmiş bir zamandan daha iyidir.Çünkü o zamana geri dönüp hata diye kabul ettiğimiz şeylerden ders çıkartır ve gelecek zamanlarda o hataları yapmamaya özen gösteririz.

Malesef ki küçük yaşlardan beri bu kavram bizlere yeteri kadar önemsetilmeden büyüdük.Bu anlamda kayıplarımız çoğumuzun belleğini doldurdu bile.Ama hiç bir şey için geç sayılmaz,bunu hepimiz biliyoruz.Zamanı yeniden bizim leyhimize çevirebiliriz.

Öncelikle işe,geri dönüşüm kutumuzu temizleyip biraz belleğimizde yer açmakla başlayalım.Zihnimizden anlamsız olayları,anlamsız hatıralarımızı silmeye çalışalım.Belki ilk etapta bunu tam istediğimiz gibi başaramayacağız bir çoğumuz ama en azından aklımızda öteleyeceğiz,buda bir başarı sayılır ilk başlangıç için.

İkinci sırada yön tayin etmek geliyor(.Biraz boşalan belleğimiz sayesinde zihnimiz artık daha hızlı ve güçlü çalışır duruma geldi sanırım)Artık zamandan adam akıllı intikam almak için güzel bir plan yapama vaktimiz geldi.Öncelikle ihtiyacımız olan şeyeler;sesiz bir ortam.hafif bir müzik (klasik müzik olabilir),bir kağıt bir kalem,berrak bir zihin ve en önemlisi tabi ki zaman.. O yine baş aktörümüz hep olduğu gibi. Sıra tüm bunları doğru harmanlamaya geldi.Hayatımızda ki hedeflerimizi sırasıyla kağıda dökmekle başlayalım işe.Büyükten küçüğe doğru.Hedefler ne kadar gerçekçi olursa o kadar başarma olasılığımız yüksek olur.Yani kendimizi kandırmadan hedeflerimizi belirlemeliyiz.Mesela ben;futboldan çok anlamam.kendime, FENERBAHÇE de futbolcu olucam diye bir hedef koyarsam olmaz elbetteki.Yaş olmuş otuz ben bu işi öğrenene kadar üç beş sene daha geçecek sonra zamana bir kayıp daha vereceğim.Böyle yanılgılara düşmemek için kişi kendini iyi tanımalı iyi bilmelidir..Hedefler büyükten küçüğe doğru sıralıyacağız ama küçükten büyüğe doğru gerçekleştirmeye başlayacağız.Çünkü;her küçük hedefe ulaşımımız büyük hedefler için bize güç verecektir.Zamanın içbükeyliğinden fayda sağlamak elimizde.Hayatta bazı fırsatları beklemek yerine kendimiz fırsat doğurmalı ve değerlendirmeyi bilmeliyiz.

Üçüncü ve en önemli sıra harekete geçmek tabiki de.Zamana bukadar tölerans vermek yeterli sanırım.Koyduğumuz hedefler için oturduğumuz yerden kalkıp harekete geçmeliyiz.Birçoğumuz için,beğeniyle okuduğum yazar mümin sekman ın dediği gibi ataletten ( eylemsizlik ) kalkma vaktimiz çoktan geldi.Belleğimizi sildik güçlendik,hedef belirledik yön çizdik,şimdi zamana direnmenin tam sırası.Hareket vakti.Beleklerimizi artık hedeflerimiz uğruna doldurmalıyız.Hiç kuşku yok ki amaçsız sonuç sonuçsuz amaç olmaz.Bu iki kavram kardeştir.Sonuca ulaşmanın çeşitli yolları vardır elbet.Ama biz bu yolların en kısasını ve bizim için en pratik olanını seçmeliyiz.Yani bildiğimiz yolu.Zamandan intikamın ikinci perdesine geçtik bile.Zaman artık bizim için çalışır hale geldi.Hedeflerimizin ilki gerçekleşince,kendimizi biraz dinlendirebilriz ama şımartmadan, abartmadan.İçimizde yanan o meşaleyi söndürmeden diğer hedeflerimize yönelmeliyiz.Belki bu seferkinde bir öncekinden daha başarısız olabiliriz.Ancak unutulmamalıdır ki;hedeflerimiz giderek büyüyor.Yani işimiz her defasında daha da zorlaşıyor demektir.Peki ilk önümüze çıkan engelde teslim bayrağını çekip zamanın skoru eşitlemesini mi seyredeceğiz yoksa,yine zamana direnip bir zafer için elimizden geleni yapacakmıyız?Burada ki kararlılığımız çok önemlidir.Hatta ilk hedefe ulaşımımızdan bile daha önemlidir.

Bu zamanla savaşımızda yapmamamız gereken şeyler de var elbet.Panik gibi mesela.Hedefe çabuk ulaşmak elbette ki önemli ancak daha önemlisi emin adımlarla sağlam ulaşmalıyız.Her an ellerimizin arasından kayıp giden bir başarıyı hiç birimiz istemeyiz kuşkusuz.Onun için,amacımıza yönelik her adımımız sağlam olmalıdır.İlk denemede başaramadık diye zamana yenildik sayılmayız.Sadece skor eşitlenir.Oysa maç henüz bitmemiştir.Zamanı yine zamanla yenebiliriz.Yeteri kadar ister ve o amaç uğruna çalışırsak sonuç istediğimiz gibi olacaktır eminim.

Zaman;güzel kullanıldığında kendimize verdiğimiz en güzel hediyedir aslında.Onu iyi işlemek zihinsel bir başarıdır.< artık çok geç > demek zamana pes etmekten başka birşey değildir.Her zaman yapacak bir şeyler bulunur.Yeter ki isteyelim ve çalışalım.Zaman kendiliğinden bize dönecektir muhakkak.

Zaman yaşamı yiyor.Dur demek için asla geç değil.Ama durmamız,bizim zamanımız için geç olabilir.

Hepinize ataletsiz günler dilerim.. sevgilerle..

Eray Çetinkaya

Zaman

Yazan: | Kategori: Denemeler

Bazen kimsesizdir insan, yapayalniz.. kendi kendinedir, dinler sadece kendini icli bir turku gibi, huzunlenir bazen kendine, bazen susar..Bazen kizar insan bindirir sessizligi bir gemiye gonderir uzaklara bazen dalgadir o, bagirir, hircindir.. Hayati dusunuyorum soyle uzun uzun ucsuz bucaksiz bir deniz gibi geliyor bazen, bazen korkutuor insani aliyor kendini kendinden.. dusunme diorum kendime olmuo bazi seylere goz yummakta zor gelio.. hayati dusundugun kadar olumude dusunmesi gerektigini unutur insan hep.. dikmeli gozlerini tam ustune bunun karsisina gecip ayna misali taramali sacini bakmali once ona, sonra icindeki kendine.. yokmu diye bagirsam bu hayattaki yerimi tam olarak soyleyen bana ? belkide benim bunun cevabini verecek sadece ince bir cizgi ustunde..

bekledigini bulamadigin yani alamadigin umutsuz bir umidin icine sizan bulanik bi suyun tum renkleri kahverengi yaptigi gibi bazen kendini bilememek.. bazen ac kalmak gibi bazen susmak bazen susamak gibi..kendini sokmalisin kendi makinene, gostermeli tum icini sana gormelisin icinde organ die nitelendirdigin bazisina can bazisina kalp dedigin kisilerin tam yerini.. kendim kasik kasik alip doktum yuregime sanki o bulanik suyu yaptim herseyi kahverengi sanki sonra kaldirdim kafami karsisindayim aynanin yani olumle hayatin tam arasinda yani kendimin karsisinda.. denkleme benzemiyo soyledigim karisik gelmesin yok bunda x y , bilmelisin sadece hayatla olum arasinda neyin nekadar hangi renkte olmasi gerektigini yani sadece senin oldugunu.. okadar kimsesizki bazen sozcukler belki yerzune semadan dusen damlaciklarin sayisi belki denizdeki kumlar kadar ama bazen okadar yetersizki bunlar..Baslarsin yanyana koymaya onlari bir tren misali vagonlar gibi degilmidir sozcukler, bakis icindeki dalis degilmidir.. bu yuzden anlatamaz herseyi insan yasadigi, bu yuzden susar bazen..

Anlatmaya calismak biseyleri birilerine anlatmaya calismak bazen erdemdir bazen umut, sahip olmasi gerekiyor karsindakinin anlayacak duyulara, algilama yetenegi olmasi lazim birazda simdi oldugu gibi yalin bi anlatimin bari karsisina dikilebilmeli, sozcuklere sevdirmeli kendini carpmamali onlar bi duvar misali kucuk cok kucuk bir et parcasina ve ardindan yuvarlanmamali ufacik bir kar topu gibi asagiya.. bakmalisin sen anlatirken bakmalisin sevdimi sozcukler karsidakini yoksa yuvarlaniyormu durmalisin hemen, eger yuvarlaniyorsa kaybetmemelisin zaman onlari savurarak saga sola.. bazen kalp giriyor devreye yok diyorsun kaybedicem zaman harcayacagim bunun icin ama sonu bir karincanin sonu gibi hep husran hep husran..Hayata uzun bi yolculuk derler bence cok kisa uzun kavrami degisir bence, yada insanin daha uzununun olup olmadigindan emin olmasi gibi.. gerek yok bu hayatta anlamayacak birine bisey anlatmaya belki sonra anlar diye saatlerce gunlerce susmaya… cek kendini son kez harca zaman kendine ama son kez ve bitir kendini ters ters yurutmeyi.. yuzun ileriye donuk ileriyi gorebiliyorken terse gitmek ne derce dogru nederce gerekli bu hayatta hangisinin karsiligi gelir saniyosun susma sakin susma biri biseyi belki anlar die sakin susma bu kendin bile olsa susma bas kendine kalayi..tekrar dusun hayatla olumu sole bak arasina inan iki kisi sigmaz oraya sen varsin sadece…

Rejy



Son Yorumlar


Şiir Arası

 

Son Yorumlar