SiirHayat.com

Arsiv ‘Dini Şiirler’


Rasulullaha Hasret

25 Şubat 2008 Yazan* admin | Kategori* Dini Şiirler

Rasulullaha Hasret

Ya Rasulullah sana hasret degil. Hasrete hasret kaldim.
Seni özlemeyi özledim. Onun icin göz yasi dökmeyi özledim.
Bu hayat, bu serüven, bu macera, bu cizgi ne zamana kadar bu sekil gidecek.
Senin benim yanimda olmani istedim.
Hayatim boyunca Senin benim aklimda, gönlümde, dilimde, hareketlerimde, hücrelerimden cikmamani isterdim.
Hayatimin her aninda senin iznde olmani isterdim. “Isterdim” ile kaliyor.
Bizi hep gördügünü biliyorum. Ya Rasulullah gördükcede hep agladigini hissediyorum.
Bu hasret ne zamana kadar sürecegini bilmiyorum.
Basiretim acik olsada seni görebilsem sana hasret kalmiyacagimi biliyorum.
Senin hayatini kendi hayatima gecirdigim takdirde, hasret kalmiyacaginida biliyrum.
Ya Rasulullah benim yanimada ugrayacaksin. degil mi? Ümidimi yitirmedim.
Sadece biraz bana kivilcim lazim.
Belki senin hasretini istemeyi gücüm yetmiyeceginiden korkuyorum!!!
Seni görebilsem diye bazen düsünüyorumda, fakat ben daha kardesimin izdirabini göremiyorumki.
Onun ne gibi acilarinin korkuyorum.
Bunca zaman göz yaslarinin pinarlarinin dinmedigini biliyorum ve halen dinmediginide biliyorum.
Evet seni istemekten oldugunu göremiyorum.
Burasi öyle bir yerki herkes kendi kösesine cekilmis ve beni kurtar diye haykiriyor.
Senin o pinarlarin aktikca bizim bu hayatimisda Rabbimde merhamet ediyor. Az bir süre kaldigini biliyorum.
Ya Habib, senin o nur yüzünü nasil kiyiyiroum?
Sen benim icin göz yasini akitma Iraktaki, Filistindeki, Cecenistandaki yani bütün müslüman ülkelerindeki bacilarima, bebeklerime, mücahitlerime o pinarlarini akit ki, rabbim onlara sabirlarini artirsin.
Sira bana gelecek! Ya sevgili sana Hasret özledim!
Bu aski tasiyacak gücü ver! Su icimdeki firtinalari birtek senin hasretin dindirecegini, bildigim halde o hasreti istemekte zorluk cekiyorum

SANA DÖNDÜM ALLAH’IM

25 Şubat 2008 Yazan* admin | Kategori* Dini Şiirler

Kendimle bir hasbihal edecek oldugumda
Beyhude geçmiş yıllar yazık yazık der bana
Hesabını veremem çürüttüğüm ömrümün
Boşuna akmışım der anlımdaki ter bana

Ne bıraktın ardında adını yad edecek
Bir fatiha okuyup ruhunu şad edecek
Ne mucizeler indi seni irşad edecek
Gafletin iziyim der ruhumdaki kir bana

Hiç dehşete düştümü titreyip duyguların
Bölündü mü sâlâ da o derin uykuların
Yalan Dünya bir oyun sahnesiyken kulların
Kötü rol benimsedim ahbap oldu şer bana

Duymazmısın ezanlar günde beş kez okunur
Ah üşengeç bedenim asi tavır takınır
Ecel gelmiş arkamda omuzuma dokunur
Faydasız gitmem demek kullanıyor zor bana

Daracık yarın altı bir toprak gediğinde
Başımı kaldırınca alnıma değdiğinde
Münkir nekir dikilip Rabbin kim dediğinde
Rabbim Allah diyecek kadar kudret ver bana

İzanım korkulardan çatlasa da ne yazar
Çiyanlar etlerimi kopartır azar azar
Mezar taşım titreyip bir incecik ah sızar
Gözünün önündeyken neden baktın kör bana

Yarın ruz-i mahşerde hesaba çekilirken
Günahlarım önüme yağarken dökülürken
Güneş bir mızrak boyu tepeme dikilirken
Ya Rahman defterimi sağ elimden ver bana

SELAM SANA YA MUHAMMED MUSTAFA

25 Şubat 2008 Yazan* admin | Kategori* Dini Şiirler

SELAM SANA YA MUHAMMED MUSTAFA

Gelişini haber verdi Nebîler,
Son dönemde gelir Ahmed dediler,
Melekler yoluna güller serdiler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.

İsrafil ninniler söyledi cana,
Çocuklukta özlem duydun babana,
Anam babam feda olsunlar sana,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.

Gençliğinde cesur, mert bir civandın,
Doğruluğa ta yürekten inandın,
Muhammedü’l-emin unvanı aldın,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.

Ceddin İbrahim’in Hanif dininde,
Bazen tüccar oldun Kenan ilinde,
Yalan yanlış yoktu senin dilinde,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Meleklerde olmaz sendeki vefa.

Mirâcına şahit oldu âlemler,
Sevenler müjdeli haberi bekler,
Firâkından yandı bütün felekler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Gelmek istiyorum senin tarafa.

Ağzında dualar, gözlerin yaşlı,
Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı,
Oldukça vakurdun, hep ağır başlı,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.

Konuşurken sesin gayet sakindi,
Bakışın kararlı, gözler emindi,
Firdevs dedikleri Cennet tenindi,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Allah remzeyledi mim-i hurûfa.

Tenin gül kokardı, nefesin reyhan,
Dünyada sultandın, ukbada sultan,
Seni görmek ister bu fakir her an
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Şefâatin göster koyma A’râfa.

Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân,
Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan,
Resul ayrılamaz çâr-ı yarından,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!

Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin,
Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin,
Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din!
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Her zerrene Halit feda bin defa.

Tasavvuf Yolcusundan,

HALİT ÖZDÜZEN