Hayatın tadı şiirler ile var diyorsanız , Hoşgeldiniz :)
Aşığım Sana Tanrım
Tanrım
Kelebeği yarattığın için
Ve Ağustos böceğini , arıyı
Anladım bir çiçeğe her canlının
Farklı baktığını
Anladım sevgilinin dudaklarının
Neden gonca bir gül rengi taşıdığını .
Tanrım
Nefreti yarattığın için
Nefret ettim nefretten
İçimdeki çocuğu incitenlerden
Anladım sevginin nefretten
Öylesine güçlü olduğunu
Sevgimin rüzgarıyla nefreti attım içimden.
Tanrım
Çirkini yarattığın için
Bildim güzelliğin değerini
Gördüm çirkinde dahi varolan güzelliği
Anladım gözümle değil
Yüreğimle bakmam gerektiğini,
Her yüreğin başka bir güzeli sevdiğini.
Tanrım
Sevdim bir yürek taşıdığım için
Anladım aşkın tüm evreni kuşattığını
Onun gözlerinde sonsuzluğu
Teninde baharı,gözlerinde gün ışığını
Duyduğum zaman yüreğimde sesinin yankısını.
Tanrım
Yüreğime aşkı koyduğun için
Binlerce teşekkürler sana
Ve Tanrım
Aşkı yarattığın için aşığım sana!..
Bilmece
Bilmeceyim avam kul a seçimde.
Aşılmadık taşılmadık sur bende.
Yazılmışsam Levh-i Mahfuz içinde.
Ebediyyen ona mutlu, sır bende.
Gelin beni mahkemede yelleyin.
İfademi vicdan ile elleyin
Yavaş yavaş bilmeceyi belleyin
Muhanneti seven dava, yok bende.
Sahibinde beş hasletim çatılı.
Ateşlerim bir zalimde fitili.
Cürmü ile ağlatırım katili.
Hidayete bağlayıcı, nur bende.
Döktürürüm tövbekara içini.
Toplatırım zalimlere göçünü.
Okşatırım öksüz yetim saçını.
Merhamete bin bir kapı var bende.
Etrafıma farz nöbetçi kalkandır.
Vacib sünnet hırsızımı yakandır
Müstehabım mübahlarım hakandır.
Kulu Hakka kul eyleyen,bul bende.
Ne nesneyim ne maddeyim ne zaman
Ne akyazı ne gökyüzü ne duman.
Ne meleğim ne peygamber ne insan.
Üçünün de cevheriyim, bil bende.
Rüya değil hayal değil, el değil.
Gönül değil sevda değil, dil değil.
Umut değil nefes değil, yel değil.
Saydıklarım hepsi birden, kul bende.
Zülmetim yok zilletim yok zarım yok.
Mihnetim yok töhmetim yok, darım yok.
Yanarım yok dönerim yok, narım yok.
Güneşlerde, ateşlerde, kül bende.
Zarfım da yok mektubumda pulumda
Resmim de yok bedenimde kolumda.
Cürmüm de yok hiyanette kul umda.
Dileyene beraatten, yol bende.
Benim ile bütün darlık ferahtır.
Ferahımın şartı tevhit salahtır.
Sanatıyım, sanatkarım Allahtır.
Kalbe koydu kullarında,bul bende.
Adem inde nefsi ile itiştim.
Tevbesinde kalbi ile bitiştim.
İsmail e kurban olup yetiştim.
Merve safa sırlarını, gör bende.
Hacer ede şeytanı ben duyurdum.
Kalbi ile iblise vur buyurdum.
Eyyub u da sabır ile doyurdum.
Musibette şükredilen, dil bende.
Bir aşk için zifaf sırrı deldiler.
İkisi de kurbanıyla geldiler.
İsmim ile hakkı anda bildiler.
Kabil düştü Habil kaldı, hak bende.
Nur Muhammed Rahman ile buluştu.
Çevresine Cebrailler doluştu.
Münteha da yeni yollar oluştu.
Hak huzura izin bulan, yol bende.
Musa beni hızır dosta danıştı.
Hüdhüdlerim Süleymanda konuştu.
İbrahim de nar gülşene dönüştü.
Dost evine gönderilen gül bende.
Kuvvet idim Kelamullah Musa da.
Yılan yuttum elindeki asada.
Hayat verdim ölenlere İsa da.
Dirilmeye abı hayat var bende.
Acılarda hızır ilyas elim var.
Ateşleri söndürecek yelim var.
Gönüllere huzur veren dilim var.
Kıyamete buyur diyen Nuh bende.
Şehvet ile bela düştü yadına.
Ateş ile kalkan oldum tadına.
Yoldaşını muhbir eden kadına.
Eyvah hakkı gösterilen Lut bende.
Yetim köle iken kenan ilinde.
Sevgiliye döndüm canan elinde.
Yusuf benim Zeliha nın dilinde.
Zülm-ü zindan akibeti sır bende.
Beytullah a yaklaşırken O sefil.
Muttalip e olmuş idim ben kefil.
Benim ile gönderildi, Ebabil.
Rab dilerse gökten inan taş bende.
Bedir benim ben bedir im Hamza da.
Şehit benim ben şahidim Ravza da.
Osman dili Ömer eli kabzada.
Ebu Bekri Sıddık eden hal bende.
Kalbindeyim, Ali ilmin kapısı
Şehr-i Nebi sırrındadır yapısı.
Besmelenin B sindedir hepisi
İlme giden Hak nimeti nur bende.
Zülfikarım Ali Haydar belinde.
Doğru odun sırrım! Yunus elinde.
Şirin derler esen Ferhat yelinde.
Dağdan aşka su taşıyan yol bende.
Ferhat iken meleklerle çalıştım.
Niyazına bin gürz ile doluştum.
Ayrılıkta Şirin ile buluştum.
Vuslatıma akıl ermez hal bende!
Seccadesi Cüneyd-i nin ırmakta.
Enel Hakkı Hallacı mın sormakta.
Beyzavi nin Kur anını dermekte.
Muhiddin in halleriyim gör bende.
Rabia da kardeşiyim Basri nin
Abdestine altın sunan testinin.
Balık ile sohbet eden neslinin
Ethem ine deve soran sır bende.
Sizde Allah, altın diye inleyen.
Öküz ünün kuyruğundan dinleyen.
Eşkiyada gizli sırrı anlayan.
Geylani nin dilleriyim bil bende.
Semerkant ın zirvesiyim pesiyim.
Bilir misin Abdullah ın nesiyim.
Mezarından Allah Allah sesiyim.
Kulak vermiş Zengi leri bul bende.
Birgün gelir yıkılacak bu dağlar.
Elin iplik ayak iğne ne bağlar.
Kalem şimdi söker diker iş ağlar.
Mansur gibi nice Mansur yar bende.
Mansur İlhan Yakar
www.edebisanatlar.com G.Y.Müd.n. Yay. Müd.
ÇAĞRI…
Azâbıma,affıma mıdır bu çağrı ya RAB…
Bir işler işliyorum takdirini ben bilmem…
Affına ümidimiz olmasa hâlim harap…
Gel emrin olmasaydı belki korkumdan gelmem…
Öyle bir çağrı ki bu hiçbir sevgilide yok…
Çağıran çağırıyor üflediği nefesi,
Her çağrı cazip olmaz…bunaysa gidişten çok
Kulunu mutlu eden: ‘affettim..’ diyen sesi…
Alper Kürük