SiirHayat.com
Evlilik
Dinle beni arkadaş
Hiç sevmemek delilik
Sevdiğinle bir savaş
Vermek değil evlilik
Ya zayıftır ya şişman
Herkes halinden pişman
Birbirinizi düşman
Görmek değil evlilik
Düşsen de bir batağa
Arzun kalkar atağa
Beraberce yatağa
Girmek değil evlilik
Bitince aşk oyunu
Cüce dersin boyunu
Nerdeyse tüm huyunu
Yermek değil evlilik
Görünce bir dilberi
Boşa dökme o teri
İmzalanan defteri
Dürmek değil evlilik
Söndürsen de korunu
Görmelisin torunu
Göz önüne sorunu
Sermek değil evlilik
Başlayınca bir döküm
Azalır mı hiç yüküm
Kral gibi bir hüküm
Sürmek değil evlilik
Muammer Baydere
Bir eve sığmayan iki yabancı;
Sabahtan akşama kavga ederler.
İkisi de olmuş birer yalancı;
Can verirler ama, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
Birisi dünyada, biri aydadır,
Zevkleri uyuşmaz, başka başkadır.
Varsa, çocukları ortak paydadır…
Can verirler ama, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
Birine bakmaya görsün birisi;
Kıskançlık kabarır, tutar krizi,
Sinirler gerilir, susmak en iyisi…
Can verirler ama, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
İçleri kan ağlar, dışa gülerler,
Anaya, babaya yalan söylerler.
Mutluyuz diyerek sahte severler.
Can verirler ama, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
Vermeden isterler, vermek görevin,
Sevmeden beklerler, hep sevmelisin.
Her isteğine boyun eğmelisin…
Canlarını verir, hiç sır vermezler,
Sorarsan adına evlilik derler.
Kuru soğan gibi, acı, kat kattır;
Katları açınca gözler yaşlanır.
Ağlaya, sızlaya insan katlanır…
Canlarını verir, hiç sır vermezler,
Sorarsan adına evlilik derler.
İnsanlar bekarken tutulmak ister,
Tutulmuş olanlar, kurtulmak ister,
Farenin düştüğü kapana benzer…
Canlarını verir, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
Anlatmak nafile, çekmeyen bilmez;
Bir kör döğüşüdür, yıllarca bitmez.
“Eller ne der? ” diye boşanıp gitmez…
Canlarını verir, hiç sır vermezler.
Sorarsan adına evlilik derler,
Süleyman SAYLAN
Ankara, 03.06.1993 Saat: 14.00
Ey Oğul
Oğul, akıl durur kader yol alır bilmelisin.
Zorluğu yenmek çok zor, az gülmelisin.
Anne balık nasihat ediyor oğluna.
Buna olta derler, bir adım gitme sakın ha.
Ucunda ki yeme aldanma, yutarsan yanarsın.
Şuna çarpma derler, takılırsan kurtulamazsın.
Kunuşurlarken bir avcı atmaz mı serpme ağını.
Ne gelir elden faydası yok, ısırsan parmağını.
Yavrucak soruyor,üzerimize atılan nedir anne?
Yavrum bunada tepeden inme derler bak dinle.
Kaza geldimi göz kör olur, gayri sakınılmaz.
Ecel ağı düştümü, hiç bir canlı kurtulmaz.
Eğer anlarsan, bir musibet bin nasihatten yeğdir.
Kibir iblise mahsutur, doğru söze ne denir.
Ali Kılıç Kakiz