Her insanın ay gibi karanlık bir sinesi,
Henüz öğrenmediği bir hayat dersi vardır.
İnsan dilinde saklı, kader dilin ucunda
Düşlerle harelenen gönül bahçesi bir de…

Hedefsiz bir gemiye hangi rüzgâr yön verir?
Talih kuşu da konmaz, yatırımsız hayale.
Hayat, mücadeleyle resmedilen tuvalde,
Zafer, ufak adımla başlayan seferdedir.

Acıyı tadanların şefkatle açar kalbi,
Olgunlaşan başaklar erdemle eğilirler.
Her mum, yanan bir mumun ateşiyle tutuşur.
Bengisuyla yıkanır sevgiyle dirilenler.

Kin ekilen tarlanın güzünde olmaz hasat,
Bahar kışı tanımaz, yeşermez taş bahara
Oysa: kral ve yoksul acıkır bir iştahla
Aynı kutuya girer sonunda piyon şahla.

Bilgeler ve bulutlar vermek için alırlar.
Ölüm yaymaz kahraman, ölüme meydan okur.
Ki onda hayat bulur öldürmeye gelenler.
Kaval bile parmaklar okşayınca şad olur.

Her yas da üç gün sürer, her düş, her mükemmel de…
Gönül sarayı yalnız sevgi ile açılır,
Otlar üç günde büyür, bir gül ahir zamanda.
Kalbini bir sera yap, gül yetiştir koynunda.

Susuz su aradıkça, su da susuzu arar;
Sürekli düş görenin gerçekleşir rüyası,
Susamadan kuyu kaz, sevgi ile silahlan
Şair, zaman kaydına bağlan artık ne olur!

Mehmet Taştan