Yazarlık toplum arasında “aydın” diye nitelendirdiğimiz hayat tecrübesi olan olgun,kültürlü insanların yazdığı yol gösterici ve öğütleyici yazılar olarak biliriz.Yazarlık dendiğinde hemen,hemen toplum’un kafasında bu tanım oluşur.

Peki yazarlığı başka yönden ele alıp düşündünüz mü?hiç. Belki düşündünüz,belki düşünmediniz,belki de düşünmek istemediniz. Ama ortada bir gerçek var ki,yazarlık sadece yazmak değildir. İki süslü cümleyi bir araya getirip övgülerle gurulanmak değildir.Yazarlığın en kolay tarafıdır,yazmak.Yazarlık yaşamaktır, doğru ve yanlışı en berrak, en akıcı uslüp’le meydan’a çıkarıp doğru olanı yaşamaya çalışmaktır.Yazarlık her konu’da ahkam kesmek değildir.Yazarlık sadakat işidir, yazdıklarını sadece kağıda aktarmak değildir.aynı zaman’da fiil’iyata dökerek, örnek olmaktır,topluma.Acaba bir yazar toplum’u eleştirirken kendini eleştiriyor mu.?Yoksa kendini insanlar’dan farklı mı? görüyor.Soyutluyor mu? kendini toplumdan…

Bence yazar olmak isteyenler iki kere düşünmelidirler.Önce yazabilme yeteneği’nin olup, olmadığını sonra ise yazdıklarımı uygulayabilirmiyim, diye kendine sormalıdır.Çünkü işin içinde iki yüzlü olabilme ihtimali vardır.Adam öyle yazacak, böyle davranacak olur mu.?Hangi vicdan onaylar bu davranışı…

Erkan Akbulak