Yoldan geçerken gözünüze ilişen aynalar vardır, görüntünüzün bir
görünüp bir kaybolduğu ve ya asansöre bindiğinizde üstünüzü başınızı
düzeltmek için baktıklarınız… Evden çıkmadan kendinize bir göz attığınız veya
lavaboda yüzünüzü iyice yakkınlaştırdığınız… Ama bu sefer aynanın
arkası değil anlatmak istediğim içerik; aynanın önü, bir bakıma esas yönü.
Ve aynanın karşısına geçtiğinizde yüz yüze geldiğiniz kişi. Yani sizin
yüzleşmeniz… Sürekli kaçındığınız, kimi zamansa yok saydığınız
duygularınızın; pişmanlıklarınızın, bastırdığınız özlemlerinizin itirafınız bir
nevi…
Dünyanın size bir gün bir kral gibi davranmasını istediğinizde,
sadece bir aynanın karşına gidip, kendinize bakın. Ve O yüzün size ne
dediğini görün.
Ne babanız ne anneniz ne de eşiniz, o anda üzerinizde etkisi olacak
olan;
söyledikleriyle hayatınızı etkileyen Aynada size bakmakta olan kişidir
yalnızca…
Sizin için “Harika bir dost ya da arkadaş” diyebilirler. Fakat aynadaki
yüzün gözlerinin içine tam olarak bakamıyorsanız veya işe yaramazın
biri olduğunuzu birilerinin canını çok yaktığınızı söylüyorsa -hem de
yerli yersiz- o zaman eksik olan görüntüdeki bulanıklık değil; gerçekten
bunu tereddütsüz söylemenizi engelleyen geçmişiniz, yaptıklarınız veya
yapmadıklarınız, yani tam anlamıyla sizsiniz…

Hayatta en önemli şey kendiniz adına yaptığınız mücadeleyi kazanmaktır.
Bu mücadele ne olursa olsun yenilmemektir zorluklara, önüne çıkan tüm
olumsuzluklara rağmen pes etmemektir. Ve iç benliğinizi herhangi bir
etki altında kalmadan ortaya çıkartmaktır. Zira sağa sola değil kendinizi
kendinize ispat etmek için yaptığınız mücadeledir ruhunuzu aydınlatacak
olan. Sadece siz olmalısınız hareketlerinizin, yaşantınızın mimarı.
Sadece sizin inşa ettiğiniz temeller üzerinde bayrağınız dalgalanmalı. Ve
yaşantınızın dümeni tamamen sizin elinizde olmalı. Ne arkadaşlarınızın,
ne akrabalarınızın ve ne işvereninizin…
Hoş tutmanız gereken kişi kendinizsiniz, boş verin gerisini; çünkü
yolun sonuna kadar kendinizle gideceksiniz. Siz siz olarak kalacaksınız ve
vicdanınız sizden kopup gitmeyecek yaşantınızın herhangi bir döneminde…
Eğer aynadaki yüz dostunuzsa, geçtiniz demektir en zor sınavınızı.
Şartlar ne olursa olsun kaldırabilirsiniz tüm dünyayı ve de geçerken
yanlarından herkes sizi tebrik edebilir…
Fakat yolun sonundaki hediyeniz, kırık bir kalp ve gözyaşları olacaktır
eğer aynadaki yüzü aldattıysanız. Eğer kırdıysanız birilerinin kalbini,
kandırdıysanız… O zaman er geç bir gün baktığınız yüz size gururdan çok
utanç verecektir. Ve siz sadece kendinizle kalacağınız noktada durup
yine sadece size bakacaksınız tüm çıplaklığınızla… Kandırmaya çalışmak
için çaba harcadığınız kişinin sadece siz olmanız ise hafifletemeyecek
hiçbir şeyi…

Başak Ergenekon