Zannederiz ki, şiir öteden beri bazı kayıtlarla beraber; “vezinli, kafiyeli söz” diye tarif olunur. Bu tarifin sebebi; tabiatın manzum sözü, mensur söze ve kafiyeli nazmı kafiyesiz nazma tercih etmek istidadında bulunmasından ileri gelmiştir. Yoksa, şiirin mutlaka kafiyeli ve vezinli olması için gerçek bir sebep yoktur.

Manzum söze örfte şiir diyoruz. Çünkü bu isme en çok layık görülecek çekici sözler nazım arasında bulunabilir.

Biz genel olarak beliğ sözlere edebiyat demekle beraber, bunların en çok beliğ olanlarına şiir diyoruz. Manzum veya mensur olmasını kastetmiyoruz. Bununla beraber şiir denilebilecek bir sözün mensur olmasına nispetle, manzum olmasından daha çok zevk duyduğumuzu itiraf eyliyoruz.

Biz şiiri nazım ve nesre umumileştiriyoruz. Onlar nazma tahsis ediyorlar. Bu tahsis yayılmış. Şiir denildiği zaman, vezinli ve kafiyeli söz hatıra geliyor. Halbuki, öyle vezinli kafiyeli sözler var ki; şiir olmak şöyle dursun, bayağı edebiyattan bile sayılamaz. Bilakis, öyle mensur sözler de var ki, nice manzumeden üstün bulunuyor.

Tabiatın bu konudaki temayüllerine dikkat etmek kafidir. Dünyada şiirsiz adam olamaz. Şiir ümit gibidir. Şu kadar var ki, herkesin şiiri kendi zevkine göre olur. Vezin, kafiye yokken de şiir vardı. Hiç nutuk (söz) olur da şiir olmaz mı? Bu halde, şiirin nazma tahsisinin yeni çıktığı anlaşılmaz mı?

Bizim tarif etmeye çalıştığımız şiir, tabiidir. Şiire vezinli, kafiyeli söz demek, sun’i olur. Bu konuda tabiilik, sun’ilikten önce gelir. Çünkü insanın hiç beğenmeyeceği bir söz manzum olabilir. Aksine, pek beğenebileceği bir söz de mensur bulunabilir. Ötekine şiir demeğe, berikine dememeğe neden mecbur olsun? Bu, zevke ait bir keyfiyettir. Hangi sözü şiir olarak telakki ediyorsa, bu adı ona verir. Kendisince hiçbir meziyeti olmayan sözlere, sadece manzum olduğu halde şiirden saymamakla beraber edebiyat bile dememek elindedir.

Burada dikkat edilecek olan nokta şudur ki, belagatle pek münasebeti olmayanlar, mesela bir beyiti görür görmez “Bu şiir değil, edebiyattan bile değil”. Demekte tedbirli olmalıdırlar. Çünkü o beyit şayet gerçekten şiir ise, bu iddia utanmayı gerektirir. Her halde, gerçek fikir üzerine hüküm vermeğe çalışmalıdır.

Bu ifadelerden maksadımız, “Bundan böyle şiir kelimesini vezinli kafiyeli söz manasında kullanmayalım”. Demek değildir. Tabii şiirin neden ibaret olması gerekeceğine dair haddimizce bir fikir vermeğe çalışmaktır. Şiir dediğimiz vakit; yerine göre tabii manasını, yerine göre örfteki manasını kastetmekte hürüz.

Muallim Naci