Bor-kent, Termal-kent, Toki konutları derken, ilçemizdeki inşaat sektörün-den psikolojik olarak etkilenince, sektörde yerimi nasıl alacağımı düşünmeye baş-ladım. Termalkent için geç kalmış, Toki için finans yaratmanın dışında daha önemlisi, yapılan binaların biçimini, kat sayısını ve gelecekte sorun olacağı muhte-mel olan ilçemiz insanının “apartman kültürü” konusundaki olasılıkları beğenme-miş biri olarak ne yapacağımı düşünürken aklıma bizim “Kerpiç” evi onarmak geldi.
Aslında uğraşılacak yanı yoktu. Kerpiç halk arasında inşaatın hep aşağıla-nan, horlanan malzemesi idi çünkü. Kime sorsam; “yenisini yap daha ekonomik olur” diye mühendisvari görüş bildirdiler.
Kafam karışsa da inşaat deneyimime buradan başlamak zorunluluğu vardı. Ben de öyle yaptım. Yaptım yapmasına da bu “kerpiç” denen malzeme ne menem bir şeydi diye de araştırmaya giriştim ve şaşa kaldım !
Sen misin araştıran.
Etraftan etkilenerek benimde horladığım, aşağıladığım, kıymetini bilmedi-ğim kerpiç meğer şu an sadece bizde değil, tüm dünyada mercek altına alınmış ve bilimsel olarak incelenmekte olan bir malzeme imiş.
Kullanım tarihi oldukça eski olan bu malzemenin kullanıldığını ilk yerleşim uygarlıklarında görmek mümkünmüş. Mesela tarihi 9 bin yıl öncesine dayanan Konya yakınlarındaki Çatalhöyük’teki yapılar kerpiçtenmiş. Yunan mimarisinde de kerpiç yapıların hatırı sayılır bir yeri varmış. Geçmişten günümüze ulaşabilen kerpiç binalara en güzel örnek ise Van Kalesi imiş.
Kıymetini her ne kadar bilmesek de, uzmanlar ve Üniversitelerin İnşaat Fa-külteleri onu tekrar gündeme taşımak için uğraş veriyor. Depreme karşı betonarme yapılara göre iki kat daha dayanıklı olduğu yetkili ağızlarca deklere edilen Kerpiç, kullanışlı ve ucuz olmasının yanı sıra sağladığı enerji tasarrufu da cabası.
Dünya nüfusunun % 33’ü kerpiç yapılarda yaşıyormuş. Amerika’da özellikle zengin insanlar bu tür yapıları tercih etmişler. Rahatına ve konforuna düşkün var-lıklı kişiler, sağlıklarını düşünerek kerpiç yapılarda yaşıyormuş. Hatta bu malzeme ile dört kata kadar yüksek yapılar yapmak mümkünmüş. Arizona Eyaletinin nere deyse tamamı bu kerpiç yapılardan oluşuyormuş. Avrupa ülkelerinde de revaçta olan bu malzeme ile Yemen’de altı katlı binalar
bile yapmışlar.
Ülkemizde kerpiç ile ilgili çalışmalar İTÜ de 1970 yılında başlamış. Hatta bu Üniversitemiz kerpicin, çağımızın en iyi yapı malzemesi olduğunu söylemiş. Bu konudaki araştırmalar sürerken bir Profesörümüz, 100 kg. toprak, 22 litre su, 2 kg. kireç ve 10 kg. alçıyı karıştırmak suretiyle “Alker” adı verilen yeni bir kerpiç çeşidi üretmiş.
Karışım 3 dakika gibi kısa bir sürede mikserde karıştırılıp, kalıba oturtuluyor ve 20 dakika sonra inşaatta kullanılabilir duruma geliyormuş. Bilimsel araştırma yapanlar “bir taraftan çamur kalıba dökülürken bir taraftan da çabucak kuruyan Alker’le duvar oluşturulabiliyor. Zaman ve enerji kaybı en düşük düzeyde. İki kişinin yapacağı işi bir kişi yapabiliyor.” Şeklinde görüş açıklıyorlar. Geleneksel, bizim bildiğimiz kerpiç içine atılan yüzde 10 oranındaki alçı, bu yeni yapı malzeme-sinin suya karşı olan dayanıklılığını artırıyormuş.
İTÜ Türkiye’nin kerpiç mirasını korumak, enerji kaynaklarını tasarruflu tüket-mek, sağlıklı iç mekanın yapılabilir ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmak ve yöresel malzeme ve insan gücünü değerlendirmek amacıyla tam 35 senedir çalış-malar yapıyormuş. Bu malzeme ile üretilen ev örneklerini de uluslararası platformlara taşıyormuş.
Özellikle 17 ağustos depreminde iyi yapılmış kerpiç mekanların ayakta kal-dığını tespit eden akademisyenler, “Kerpiç depreme karşı son derece dayanıklı bir malzemedir. Büyük depremleri çok rahat kaldırır. Bu, kerpicin yapısından kay-naklanıyor. Basınca tuğla ve betondan iki kat fazla mukavemet gösteriyor” diyorlar. İzolasyon kapasitesi yüksek olan bu malzeme, yapı dışındaki istenmeyen sıcaktan ve soğuktan mekanı koruyor.
Fiziksel ve kimyasal eskimeden korunmuş olan duvarda mikro organizmalar birikmiyor ve küf meydana gelmiyor. İlkel bir malzeme olarak gördüğümüz kerpiç meğerse neymiş. Maliyeti az, üretim tesisi kullanılmasını gerektirmeyen tek malzeme olan kerpiç, kendi evini yapmak isteyenlere öz olanaklarını ve ev sahibi olma imkanı veriyor ve geleceğin gözde malzemesi olarak görülüyor.
Ben başıma gelen ve hiç bilmediğim bir konuda bunları öğrendim ve sizlerle paylaşmak istedim. Bu hafta böyle. Hem deprem bölgesi olan, hem yarıdan fazlası kerpiç ev olan Emet’te, çelik konstiriksüyon binaları ya da plazaları mı anlatsaydım ?
Siz ister konu bulamadı deyin, ister züğürt tesellisi deyin, ister “ev yaparsan tuğladan, kız alırsan Muğla’dan” deyin.. Ne derseniz deyin ama, mutlaka,
Sağlıklı mekanlarda kalın

İbrahim Hügül