Her kitabın, kendi okurlarına biraz olsun gökyüzünü hatırlatması gerektiğine inanırım ben. Çünkü her kitap bir parça gökyüzüdür. Sonsuzluğa ait düşünceler taşır sayfalarında.
Kitapları, dünyanın en masum varlıkları arasında saymak zorundayız. Onların, bizden birer parça olduğuna iman etmeliyiz. Unutmamalıyız ki, kitap demek biraz da biz demektir. Onlar bizden birer parça olduğu için masum değildir elbette. Aksine, insanların kendilerine biçtiği rolü oynamak zorunda oldukları için masumdur.
Her kitap insandan söz etmez. Hatta toplumdan da… Ama her kitap, insanlara ve toplumlara ait derin izler taşır vücudunda. Var olduğu toplumun anlayışını yansıtır.
Kitapları sevmek, yaşamayı sevmektir. Gökyüzünü hatırlamaktır bir bakıma. Sonsuzluğa onlarla yelken açarız. En masum hayallerimiz onlarla canlanır. En güzel rüyalarımız, onların sihirli değneğiyle bir anda renkleniverir. Yaşadığımızın farkına varırız.
Kitaplar, en candan sevgili en samimî dosttur. Her sayfası bir sevgi sığınağıdır onların. Sayfalarında masmavi aşklar gizlidir. Ağlamalarımıza, gülmelerimize kaç kez tanık olmuşlardır kim bilir ?
Kitaplar, düşünen beyinlerin meskenidir. Gören gözler, sezen gönüller onlarla yüz yüze gelince çok şey anlar. Düşünmeyen kafayla, sevmeyen gönülle birlikte olamaz kitap. Böyle beyinlerin, kitapla yatıp kalkma gibi bir niyeti de yoktur zaten. Böyleleri anlamaz kitaptan. “Cevahir kadrini, cevherfuruşan olmayan bilmez.” Altının kıymetini sarraf bilir. Çobana sorarsan hata etmiş olursun.
“Bilgisayar çağındayız.” diyecek bazılarımız. “İşlerimizi artık internetle görüyoruz.” diyenler olacak. Teknolojinin esiri olmuş, dijital kimlikli bu kimseler, ne internetlerinde ne de bilgi yükledikleri o küçücük âletlerinin ortaya koyduğu sanal dünyada, hiçbir zaman kendilerini saran bir sıcaklık bulamayacaklar. Masmavi aşklar yaşayamayacaklar asla! Yorgun düşen gözler, ağır aksak çalışan kalpler, bir sevgi sığınağı bulamayacak o dijital dünyada. Gözyaşlarına tanık olacak tek bir unsur bile göremeyecekler belki de!
Kitaplarla dost olamama büyük bir talihsizliktir. Aynı zamanda büyük bir kayıptır da… Solmayan aşklarını, kitaplarla her gün yeniden tazeleyen talihliler! Her birerleriniz, çevrenizde bulunan bir talihsizi, nazınızın geçtiği bir kitapla tanıştırın lütfen! Göreceksiniz ki, etrafınızda birer birer sonsuzluğa ait düşünceler filizlenecek. Gökyüzü, masmavi aşklar yağdıracak susuzluktan çatlayan yüreklere. Yaşadığının farkına varanlar olacak. Gökyüzü hatırlanacak yeniden. Bazı şeyler, kendiliğinden yerli yerine oturacak. Her kitabın, biraz gökyüzü demek olduğuna iman etmiş olacağız son bir kez. Böylece kendimizi yeniden keşfetme imkânı bulacağız.

Şeref Yılmaz