Her akşam,
Yaslayacağım başımı penceremin camına
Hüzün gölgelenecek gözlerimde
Karanlığın soğuğunu hissedeceğim, tenim ürpererek …
Yalnızlığımı yüreğimde acıtacağım,

Bakacağım evlere,
Camlara tek tük düşen ışıklara! .
Yaşamlar düşleyeceğim hayallerimi avutan
Yollar belki ıssız olacak baktığım o saatlerde…
Bir sokak kedisinin,
çöpleri karıştırırken ürkek haline takılacağım..
Sonbahar rüzgârlarının ıslığı dolanacak odamda
Savrulacak yüreğim kuru yapraklar gibi..

Ya da kış olacak kim bilir! ..
Omuzlarıma vuracak..
Cama yasladığım yanağımda donacak gözyaşlarım.
Buğulanacak cam nefesimde..
Bir yıldız çizeceğim elimle öylesine..
Seni Seviyorum ‘diyeceğim fısıldayarak..

Nerdesin? ..
Ne yapıyorsun? ! ..

Avuçlarında tuttuğun, bir adet çakıl taşı,
Sahilde misin? ! ..
Yoksa uzayıp giden yollarda mı? .
Karanlık mı geceler? ! ..

Gecelerde sen,
Gecelerde ben,

Saatler kaçı vuracak bilmiyorum..
Bildiğim, saatler seni vuracak.
Sen olacaksın saniyeler de,dakikalar da..
Hep kanayacağım hasretinle..
ve hep ağlayacağım…

Aynı şehirde olacağım!
Senin soluduğun havayı soluyacağım,
Belki beş dakika arayla, aynı yollardan geçeceğiz.
Senin baktığın,
Senin dokunduğun her şeye bakarak, dokunarak…
Uzansan nefesimi hissedeceğin kadar yakın olacağım..

Bensiz!
Sessizce gecelere ağlayacaksın..
Şarkılarımız da dokunuşlarımız kalacak..
Özlemek bir çığ gibi büyüyecek
Öfkeyle her şeyi kırmak isteyeceksin! ..
Çıkıp saatlerce koşmak nefes nefese,kan ter içinde

Aynı şehirde,
Ayrı evlerde,
Ayrı odalarda..

Beyaz bir kağıda bir kaleme düşecek gölgelerimiz.
Yazacağız sayfalar dolusu
Ağırlığınca uykusuzluğa gem vuran saatlerde
Düşüncelerimizi en sığ köşesinden çıkarıp
Gözyaşlarımız da boğacağız kelimeleri
İsyanlarımın sisli sokaklarında dolanacağım arsızca
Beyaz bir gül tutacağım doğan şafağa
Bir buse vereceğim dikenlere inat!
Kan çanağı gözlerime umutları yerleştirip
Seni saklayacağım! .
Son nefes gibi! .

TOMRİS METEOĞLU